Semavi dinlerin kutsal kitaplarını doğruymuş gibi farz ederek biraz düşünelim:
Allah, kendisine kulluk etmesi için insanları yaratıyor. Başta ilk insanları, Adem ve Havva’yı, Cennet Bahçesi’ne koyuyor. Sonra onlara, şu meyveyi sakın yemeyin, deyip bekliyor. Sonra Adem ve Havva, elmayı yiyor. İlk sorumuz burada başlıyor: Her şeyi bilen Allah, Adem ve Havva’nın elmayı yiyeceğini bilmiyor muydu? Biliyorsa, onları en başta neden Cennet’e koydu, direkt Dünya’ya koysaydı? Bilmiyorsa zaten Allah çelişkilidir, bu yüzden bu ihtimal üzerinden gitmeyelim. Allah bildiği halde önce Cennet’e koyuyor. Eğer insanın Cennet’te yaşamasını istiyorsa neden ağacı ortadan kaldırmıyor? Allah her şeye gücü yeten değil mi? Neden ağacı direkt ortadan kaldırarak sorunu kökten çözmüyor, hem de bunun olacağını bildiği halde? Allah, insanın bu duruma düşmesini mi istiyor yani? Eğer bunu istiyorsa Allah, insanı Cennet’ten kovup, sınayıp, cezalandırmak isteyen birisidir ve sadisttir. Eğer bunu istemiyorsa Allah mantıksızdır. Haydi bunu insanı sınamak için yaptı diyelim, kendi yarattığı varlığın huyunu bilmiyor mu? Biliyorsa tüm insanları neden sınıyor, herkesi direkt kul olacak şekilde yaratsaydı ya? Bilmiyorsa Allah zaten yalan söylüyordur.
Kur’an’da Cehennem‘in varlığından, İblis‘in isyanı esnasında bahsedilir. Yani, ortada hazır bir Cehennem varmış gibi bahsedilir. Eğer İblis daha baş kaldırmamışken bile bir ceza yeri varsa, bu, Allah’ın cezalandırmaya hevesli olduğu anlamına gelmiyor mu? İblis’in isyan edeceğini önceden bildiği için Cehennem’i hazırladı diye düşünecek olanlara şöyle bir sorum var: Semavi dinlerde Allah’ın, her insanı, insanın anlayamayacağı kadar sevdiği söylenir. Bu kadar seviyorsa ve isyan edeceğini biliyorsa neden direkt İblis’i yok etmemiş de İblis’e uyanları cezalandırmak için, heyecandan ellerini birbirine ovuşturarak, hemen Cehennem’i yaratmış? İblis, insanları kötülüğe ayartmasa veya insan ayartılamayacak şekilde yaratılsa cezalandırmaya falan da gerek kalmayacak. Ama Allah, İblis’i yok etmiyor, ağacı ortadan kaldırmıyor, üstüne üstlük İblis’e açık açık “Git, insanları ayart,” diye izin veriyor. Bu, cezalandırma isteği değil midir?
Gelelim İblis’e karşı yapılanlara. Allah birkaç peygamber ve kutsal kitap gönderir insanlara; insanlar gerçeği bilsin ve İblis’e uymasın diye. Ne kadar iyi bir düşünce değil mi? Madem öyle, Allah neden gönderdiği kitapları korumuyor? Neden her kitapta, ben kitaplarımı korurum, dedikten sonra yeni gelen kitapta, onlar değiştirildi, deniyor? Kullarına haksızlık değil mi bu? Ve değiştirilmek bir yana, neden kitaplarını bu kadar çelişkili göndermiş? İnsan bilerek inanmasın diye mi? Veya, Kur’an için diyelim, neden bu kadar zor bir dil seçmiş? Evrensel kitap için daha kolay bir dil mantıklı olmaz mıydı? Peki, Allah ne için kitaplarında, kitapların gönderildiği zaman dilimine göre emirlerde bulunmuş? Bu soruların cevapları şayet “Allah cahildir, bilgisizdir, güçsüzdür” değilse şudur: Allah, insanların inanmamasını kasten istiyor.
Gelelim bir diğer konuya: Allah neden kitap ve peygamber göndermeyi kesti? Yüzlerce yıldır hiçbir kitap ve peygamber yok ortada. Bu bizce haksızlık. Peygamberler dönemindeki insanlar peygamberlerin mucizelerini, Allah’ın gazaplarını görmüş. Bunları gören herkes Allah’a kul olur. Bunları göstermeyerek bizlere haksızlık yapmıyor mu? Haksızlık yapmıyorsa ya Allah inanmamızı istemiyor ya kul kayırıyor ya da aslında anlattığı gibi tanrı değil ve artık gücü azaldığı için bunu yapamıyor. Üç cevaptan birisi.
Bir diğer konumuz: Cehennem’e gidecek kişiler. Cehennem’e gidecek kişiler kimlerdir, Cehennem’e sokacak şeyler yani günahlar nelerdir, bunlar sizlerin araştırabileceği konular. Ayetler Kitabı Açıklaması‘ndan bir alıntıyla bu konudaki mantıksızlıklara değinmek istiyoruz:
TAVŞANCIK OLAYI
Tavşancık Olayı tamamen kendi uydurduğum bir senaryo, bu senaryoyu Elohim’in mantığını ilk sorguladığım zamanlar uydurmuştum. Şimdi şunları hayal edin: Bahçeli bir eviniz ve bir tavşanınız var (hayvan kendi isteğinize göre köpek, kedi kuş olabilir, siz neyi seviyorsanız.), tavşancığı her şeyden çok seviyorsunuz çünkü onun doğumunda oradaydınız, bir nevi o meydana gelirken siz de vardınız, daha sonra onun gelişimini, büyümesini siz sağladınız. Tavşancığın evinize tuvaletini yapması sizi sinirlendiriyor. Tuvaleti bir günah olarak düşünelim, sizi bir tanrı ve tavşancığı da bir kul olarak. Allah kitaplarında ben sizi sizin anlayamayacağınız kadar severim ve ben en affedici olanım der. Bu mantıkla siz ne kadar severseniz sevin Elohim, insanları sizden kat ve kat daha çok seviyor. Siz tavşancığınız tuvaletini yaptı diye ona işkence yapabilir miydiniz? Ne kadar kızarsanız kızın onun hata yapabilecek bir canlı olduğunu biliyorsunuz. Hadi diyelim ki hata değil bilerek yaptı, siz yine bu durumda ona işkence yapabilir miydiniz? Bunu geçelim ve senaryoya devam edelim. Bir gün arkadaşınız geldi, tavşancık arkadaşınıza yanaştı, ona kendisini sevdirdi. Peki bu durumda ona işkence yapar mıydınız? Bu açıdan bakınca Elohim aslında kendisinin insafsızlığını gösteriyor ama aynı zamanda bir çelişki olduğu da gözler önünde. Tabii ki senaryo direkt olarak durumu yansıtmasa da Elohim’in, sevgi ve affedicilik konusunda yalan söylediğini gözler önüne seriyor.
Peki Allah’ın, Cehennem konusundaki iştahına ne denmeli? Ayet ve hadisleri inceleyin, Cehennem’de yapılacak işkenceler, sanki ağzının suyu akarcasına anlatılmıştır. Cehennem’in içerisinde olacak acıları din komisyoncuları şehvetli şehvetli dillendirirler. Cehennem’e dair belli şeyleri dinledikten sonra insan ister istemez, “Allah ne kadar sadistmiş ya,” diye düşünürken buluyor kendisini. Hele ki, sözde bu kadar sevdiği ve affedici olduğu türe karşı, üstüne üstlük bunu yapabilecek bir yapıyla yarattığı türe karşı ve dahası da bu türü Cehennem’e girecek davranışlara teşvik edecek bir canlı sürüsüne izin vermesine karşı, bu kadar sadistçe şeyler düşünüp uygulaması, sorgulamaya değerdir.
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılabilir, sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.




