Hristiyan dininde demon kelimesi “düşmüş melekleri” tanımlamak üzere kullanılır. Bunun yanı sıra tıpkı İslam’daki cin kelimesi gibi görünmeyen kötücül neredeyse her varlık için kullanılmaktadır. İslam’da tam olarak bir düşmüş melek anlayışı yoktur zira İslam, İblis baş kaldırdığında onunla birlikte düşenler olduğunu yalnızca bir ayette belli eder. Kaldı ki ne İblis ne de ona hizmet edenler tam bir melek olarak değil cin ve/veya cin ve melek arası bir tür olarak tasvir edilir. Şeytan, yani İblis’e hizmet eden ve onun gibi kötücül olan şeytanlar, kötücül cinler bulunsa da tam olarak, Hıristiyanlıktaki gibi, eski melekler oldukları söylenemez.
Düşmüş melekler, Hıristiyanlık anlatısına göre Lucifer tanrıya karşı isyan ettiğinde onun tarafını tutmuş ve Lucifer ile birlikte düşmüş melek haline gelmişlerdir. Enoch’a (İdris) göre ise, kitabında aktardıklarından öğrendiğimiz üzere, melekler Tanrı’nın izni olmadan insanlığa (aslında yararlı olan) belli bilgileri öğrettikleri için tanrı tarafından cezalandırılmışlardır. Aslında bu anlatı dahi Tanrı’nın bilgi ve gelişim düşmanlığını gösterirken Demonların insanlığa oldukça yararlı ve yardımcı olduğunu göstermektedir. Bu anlatılar tamamen çarpıtılmış olmakla birlikte düşmüş meleklere ve görülmeyen her canlıya takılan aşağılık bir kavram haline gelen demon kelimesi de tamamen çarpıtılmıştır, daha doğrusu değiştirilip aşağılanmıştır.
DEMON SÖZCÜĞÜ
Demon kelimesini etimolojik olarak incelediğimizde birkaç Antik Pagan kültürlerinde kullanılan ve şu anda lanse edildiği gibi aşağılık anlamları olmayan bir kelimedir.
AYETLER KİTABI AÇIKLAMASI
“Günümüzde birçok insan “Demonlar” kelimesini duymuştur, anlamını sorarsak bize “İblisler” veya “şeytanlar” gibi şeyler söylerler. Demon kelimesi, kilise tarafından değiştirilip kötücül bir anlamda kullanılmaya başlansa da aslında bu kelime Antik Mısır’dan ve Antik Yunan’dan gelir. Mısır’da başta, enerji veya görünmeyen yardımcı güç anlamında kullanılan “Daemon” kelimesi zamanla tanrı anlamında kullanılmaya başlamıştır ki zaten görünmeyen yardımcı güçten kastettikleri de aslında tanrıların etkileriydi. Aynı şekilde Antik Yunan’da ise “İnsanın kaderine yön verecek kadar güçlü ruh veya tanrı” anlamına gelen “Daimon” kelimesi bulunurdu. Daha sonra Demon kelimesi kilise tarafından pagan tanrılarını aşağılamak için kullanılmıştır; kilise, Demonları düşmüş melekler, Lucifer’in yandaşları olarak yani yine kötülüğün temsilcileri olarak lanse etmiştir.”
ÇARPITILAN GERÇEK
Gerçekler Kitabı‘ndan öğrendiğimiz üzere, Kötü Tanrı insanı yaratılışına ters bir şekilde değiştirip onu kulu yapmak istediğinde Şeytan ve Şeytan’ın yapısına yakın, ona benzer bazı tanrılar bu duruma karşı çıkmaktadır. Bu tanrılar, Kötü Tanrı’nın zıddı diyebileceğimiz bir yapıda olduğundan dolayı Kötü Tanrı onları diğer tanrılara yaptığı gibi absorbe edememiştir.
Şeytan’ın karşı çıkması ve Tanrılar Bahçesi’ni terk etmesiyle birlikte bu tanrılar da Şeytan’ı izlemiştir. Düşmüş melekler anlatısı aslında bu durumun çarpıtılmış halidir. Şeytan’ı takip eden ve Şeytan’a benzeyen bu tanrılara “Demon” deriz.
NEDEN “DEMON” KELİMESİ KULLANILIYOR?
Demon kelimesi Kilise tarafından kirletilmiş ve anlam zedelenmesine uğramış olsa da bizler, Demon kelimesini antik zamanlardaki yakıştırmasına uygun şekilde, Şeytan’a benzer tanrılar anlamında kullanırız. Kilise’nin getirdiği şekliyle, kötücül olan ve başka varlıklara demon demeyiz. Peki, bu terimin kullanılması tanrıları aşağılamış olmaz mı? Aslında hayır. Şeytan ve onun benzeri tanrıların saçma kaprisleri ve kibirleri yoktur. Bu kelimeler onlara atfedilmiş olan ve özünde hiç de aşağılayıcı olmayan kelimelerdir.
Kelimeleri anlamlı kılan insanların yüklediği anlamlar ve kullanımlardır. Bizler bu kelimeleri tanrı anlamını ifade etmek üzere kullanırız. Yani Teistik Satanistler olarak Demon kelimesini yalnızca Şeytan’ın yanında olan, ona benzeyen diğer tanrılarımızı tanımlamak için kullanırız. Bunun haricinde başka varlıklar için kullanmaz, kilisenin neredeyse tüm demon yakıştırmalarını reddederiz, çünkü kilise görünmeyen ve kötücül neredeyse her varlığa bu ismi takmıştır.
DEMONLARIN YAPISI
Tanrıların yapısı gereği hiçbir tanrının eşi yoktur. Yani her tanrı kendine özgün bir yapıya sahiptir. Tanrılar her ne kadar birbirine benzer bir yapıda olabilse de tıpatıp birbirinin aynısı, eşi olamazlar. Demonlar da genel yapı olarak belli bir benzerliğe sahip olmakla birlikte oldukça değişken yapılara da sahipler. En belirgin benzerlikleri şunlardır:
- Hepsi Şeytan’a benzer bir yapıya sahiptir. (Bilim, sanat, özgürlük, eşitlik, zevk, cinsellik…)
- Hepsi Öz Enerji’nin oluşturduğu düzenin süregelmesi gerektiğini düşünen tanrılardır. Bu yüzden Kötü Tanrı yaratılış düzenini bozmak istediğinde ona karşı çıkmışlardır.
- Hepsi iki tarafın birbirini yutmadığı, aksine düzene soktuğu ve gerektiğinde üçüncü bir tanrı ortaya çıkarabilecekleri türdeki cinselliği yaşarlar.
Bu üç madde hepsi arasında ortak olan maddelerdir fakat geri kalanı her demon için değişkendir. Demonlar, yansıtılanların aksine korkunç varlıklar değillerdir. İnsanlara acı çektirmek veya onları Cehennem’e çekmek gibi gayeleri yoktur. Tıpkı Şeytan gibi insanlığın Kötü Tanrı’nın zincirlerinden kurtulmasını, gelişmesini ve gerçeği fark etmesini isterler. Bu yönde tıpkı Şeytan gibi zaman zaman insanlığa etkileri olmuştur.
KAÇ ADET DEMON VAR?
Net sayıyı bilmemekle birlikte kesin olarak var olduğunu bildiğimiz 72 demon vardır. Bu durum yanlış anlaşılmamalı, zira yalnızca 72 demon vardır demiyoruz. Bu, birbirinden ayrı olarak varlığını net bir şekilde rahatlıkla belirlediğimiz, şu anda genel olarak kabul edilen sayıdır. Henüz keşfetmediğimiz, varlığını net olarak ayırt edemediğimiz veya kendisini yalnızca belli toplum ve kişilere göstermiş olan tanrılar da olabilir.
TEİSTİK SATANİSTLER DEMONLARA TAPAR MI?
Demonların varlığını kabul eder, onlara saygı duyar ve tanrılıklarının farkında oluruz. Gerektiği zaman onlardan yardım ve bilgi alabiliriz, yani bize rehberlik yapmış olurlar. Buna rağmen onlara tapmayız. Tapınımımız, Demonların lideri konumunda olan Yüce Şeytan’a yöneliktir. Yine de Şeytan’ın öğretisini izleyen birisi tanrıların da öğretisini izlemiş olur ve Şeytan’ın sevdiği şeyleri yaparak Şeytan’a ve tanrılara enerji sağlamış olur. Zira yapıları benzer, öğreti aynıdır. Teistik Satanistler yani seçkinler demonlara tapmasa da Şeytan’ın liderliğini kabul ederek demonlara tapan farklı dinler de bulunmaktadır.
AYETLER KİTABI AÇIKLAMASI
“… Örneğin Daemonolatry. Bu dinin müritleri Şeytan’ı ve diğer yetmiş iki pagan tanrısının varlığını kabul ederler, hem de tıpatıp bizim ettiğimiz gibi. Kendileri tanrılara ister taparlar ister onları bir rehber olarak görürler. Dine giriş ritüelleri tıpkı bizimki gibi mümkünse vaftiz değilse inisiye ritüeliyle olur, tıpkı anma gibi ibadetleri vardır. Öğreti ve din olarak neredeyse bizimle aynıdırlar çünkü bu din Şeytan ve diğer Demonlar tarafından verilmiştir. Bizim üç kitabımız direkt Şeytan’dan gelirken Daemonolatry dini yetmiş iki Demondan gelir, fakat iki din de gerçeği anlatır ve aynı amaçla ilerler. Bu dinde direkt Şeytan’a tapınım yoktur. Şeytan onlara göre (ve bize göre) demonların lideridir, hepsinin efendisidir, bu yüzden direkt ona tapmak gerekmez. Onun Demonlarından birisine tapmak veya takip etmek de yeterlidir Şeytan için. Aramızdaki en büyük fark budur…”
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılabilir, sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.







