Birçok yazımızda söz ettiğimiz üzere Teistik Satanizm, Antik Pagan dinlerinden gelir. Dinlerin benzerliği, süregelen tapınımlar ve kutlamalar, tanrıların ortaklığı, kitapları açıkça kabul etmesi gibi birçok durum olsa da bu elementler herhangi bir dinin, o dinden direkt geldiğini göstermez. Bu yalnızca herhangi bir dinin, kökeni olduğunu iddia ettiği dine benzediği veya yakın olmaya çalıştığını gösterir.
Oysa Teistik Satanizm, yalnızca belli iddialar ile ortada bulunan bir din değildir. Tarihsel olarak Antik Paganizm’in birkaç yüzyılda Satanizm’e dönüştüğü barizdir. Bu yazımızda bu dönüşümü olabildiğince anlatacağız.
ANTİK PAGANİZM’İN ASİMİLASYONU
Hıristiyan Kilise’si ortaya çıkışından ve yayılmaya başladığı andan itibaren Paganizm çatısı altındaki çok tanrılı tüm din ve inançların tanrılarına “demon” yani şeytanlar demiştir. Yine de Kilise, yayılımı esnasında Paganların hepsine “Şeytan’a tapanlar” demekten ziyade daha farklı bir tutum sergilemiştir. Bu toplumların “yanlış yönlendirilmiş” veya “kandırılmış” kimseler olduklarını iddia etmişlerdir. Bu dinlerin hakim olduğu yerlerde ise yeterli güce sahip olmadıkları için ilk başta bu dinlere ve tapınımlara saygı göstermek zorunda kalmışlardır.
Bu saygı gösterme döneminde Kilise’nin din adamları halktan sempati kazanmak amacıyla belli Pagan festival ve ritüellerine katılmak zorunda dahi kalmışlardı. Kilise belirli bir güce ulaşmaya başladıktan sonra bu dinlerin mensuplarını Hristiyanlığa inanmaya zorlamaya başlamıştır. Aslında tüm semavi dinlerde durum budur. Güçleri yeterli seviyede değilken “Her dine karşı hoş görülüyüz. Senin dinin sana, benimkisi bana.” mantığıyla hareket ederler. Fakat yeterli güce ulaştıklarında bu dinleri zorla yasaklar, insanlara kendi dinlerine inanmayı zorunlu kılarlar. Kutsal cihatlar, engizisyon mahkemeleri, cadı avları ve haçlı seferleri bu durumun en büyük kanıtıdır (Kötü Tanrı’nın Kan Açlığı). Yeterli sayı yokken bu aktivitelerden hiçbirisi görülemez.
Kilise bu yeterli güce ulaştığında, Pagan dinlerini zorla yasaklamaya başlamıştır. Yine de dini ve kültürel açıdan böylesine büyük bir asimilasyon aniden olamaz, hatta birkaç jenerasyon boyunca sürer. Kilise ne kadar zor kullansa da bir yandan da ılımlı davranmak zorundaydı. İşte bu zaman diliminde de Kilise’nin, Pagan kültürlerinden belli şeyleri benimsediğini açıkça görebiliriz. Örneğin Pagan festival ve bayramlarının Hıristiyanlık dinine uyarlanması.
Birkaç jenerasyon sonra belli Pagan toprakları Hristiyanlaşmıştı. Her ne kadar bir Hristiyanlaşma söz konusu olsa da bu jenerasyonlar, anne babalarının ve daha öncesindeki jenerasyonların tapındığı eğlence dolu dinlere aşinaydı. Kilise ise, tarih boyunca olduğu gibi, zenginlerin ve otoritenin yanındaydı. O dönemde Hristiyanlık, güç sahipleri için güzel bir din iken (çıkar ilişkileri yüzünden), sonradan Hristiyanlaştırılmış ve zorla alınmış Pagan topraklarındaki köylüler için pek de hoş bir din değildi. Kaldı ki bu Paganlar için öyle pek güç sahibi bir kimse haline gelmek söz konusu olamazdı.
ESKİ DİNLERE DÖNÜŞ
Sahip olunan topraklar, bölge bölge belli yetkili kişilere verilirdi ve bu kişilerce o bölgelerdeki düzen idame edilirdi. Kral, birkaç kişiye krallığının daha küçük bölgelerini verir, o birkaç kişi kendi bölgesinin daha küçük bölgelerini birkaç kişiye verir… Bu yöndeki bir otorite zaten olağan ve sık bir durumdu. Köylerin başındaki otoriteler, kimi bölgelerde oldukça katı kurallarla köyleri yönetirdi. Bazı köylerde başka köylere herhangi bir konu için gitmek bile zar zor izin verilen bir durumdu. Bu köylerin başındaki otoritelerin istediği, köylerdeki eski Pagan halkın sürekli olarak çalışıp kendilerinden kâr sağlanmasıydı.
Bu katı kurallar içerisindeki Pagan köyleri zaman içerisinde neredeyse soyutlanmış bir hal alıyordu. Kilise ise bu köylerdeki insanların tüm davranışlarına karışıp, her şeyi yasaklıyordu. Bu insanların zevk alabileceği her türlü davranış yasaktı. Kilise, köylülerin sevişmesine ve hatta hangi pozisyonlarda sevişebileceklerine bile karışır bir haldeydi. Tüm bunların yanı sıra halk zorla her hafta Kilise’ye gider, aslen olmasa dahi İsa’yı, tanrıyı ne kadar sevdiğini ispatlamaya çalışır, yaptıkları her şeyi “günah çıkarma” adı altında rahiplere anlatırdı. Hatta yapmadıkları fakat akıllarından geçen günahları bile anlatmak zorunda kalırlardı.
Kilise’nin izin verdiği zevk yalnızca (yeterli güce sahiplerse) tanrı için adam öldürmenin ve avlanan “cadı”lara yapılan işkencelerin izlemenin zevkiydi. Tabii normal bir insan bu durumlardan ne kadar zevk alabilirse artık. Tüm bu durumlar karşısında halk, dedelerinin eğlence ve zevk dolu dinlerini özlemeden edemiyordu. Antik Pagan dinlerinin özgürlükçü, şefkatli, lirik ve ince yapıları karşısında Hristiyanlığın yalnızca kandan zevk almaya izin veren ve her şeyi kısıtlayan katı yapısı gitgide dayanılmaz bir hal almıştı.
İşte tüm bu baskılar, yasaklar ve eskinin özlemiyle birlikte belli yerleşkelerde eski dinlere dönüşler görülmüştür. Bu halklar eskilerin bayram ve festivallerini, eskilerde olduğu gibi kutlamaya başlamış ve Kilise’nin tüm bu baskılarını umursamadan zevk almaya çalışmıştır. Bu hareket yalnızca bir eski özlemi değil aynı zamanda Kilise’ye başkaldırıdır. Zamanla belli yerleşkeler Kilise’ye baş kaldırmış ve eskiye dönmüştür. Bu durumun Kilise nefretiyle birlikte tetiklenmesinden dolayı, eski dinlere dönüş esnasında belli farklar ve etkiler oluşmuştur.
Kilise, Hristiyanlığı terk edip Paganlığa dönen bu kimseleri “şeytan taparlar” ilan etmiştir. Zira zaten pagan tanrıları, Kilise için şeytanlardı. Halk da bu baş kaldırmada Kilise’nin bu iddialarına karşı çıkmamıştır ve inançları sentezlenmeye başlamıştır. Zaman içerisinde Şeytan’ın bu dünyanın gerçek tanrısı ve itaat edilmesi gereken tek tanrı olduğu, Hristiyan tanrısının ise kötü ve vahşi bir tanrı olduğu gibi görüşler ortaya çıkmaya başlamıştır.
SATANİZM’İN OLUŞUMU
Antik Paganizm döneminde yüzü bu şekilde görülmemiş olan Kötü Tanrı, Kilise vasıtasıyla tanışıldıktan sonra, eski dinlere dönüşte halk tarafından Kötü veya Aciz Tanrı olarak bilinmeye başlamıştır. Zaman içerisinde bu inançlar köylülerin kiliseye baş kaldırışı ve eskinin özlenişi olmaktan öteye giderek belli güç sahibi kimseler tarafından da özümsenmeye başlamıştır. Bu eskiye dönen “şeytan taparlar”dan daha geniş fakat gizli ve elit bir kitleye yayılmış olan Satanizm anlayışı ortaya çıkmıştır.
Satanizm, bu ortaya çıkışından beri gizli ve farklı kesimlerce tarih boyunca görülmüştür. Tapınak Şövalyeleri, Kilise tarafından cadı olarak adlandırılan birçok majisyen ve gizlice ritüeller gerçekleştiren birçok elit kesim. Bunlar sadece belli başlı örneklerdir bu duruma. Günümze yaklaştıkça, tarih boyunca farklı etkilere maruz kaldığı için Satanizm, farklı ekollere ayrılmıştır.
Antik Paganizm’e geri dönülerek başlayan ve Hristiyan tanrısını tanıyarak onun kötülüğünü bilen bu anlayışlardan beri Satanizm ismiyle var olan Teistik Satanizm’in, bir diğer isminin Geleneksel Satanizm olmasının sebebi de direkt bu kökenlerden gelen ekol olmasıdır. Tabii ki bu süreçler içerisinde köy otoritelerinin ve Kilise’nin yasaklarının farklı noktalardan patlak vermesiyle farklı köylerde biraz daha farklı kıvılcımlanmalar da görülmüş olsa da ana gidişat aşağı yukarı bu şekildedir.
TANRILARIN ETKİLERİ
Tüm bu eskiye dönüşün gerçekleştiği zaman diliminde Şeytan ve diğer Tanrıların, insanlar bu bunalımın içerisindeyken belli düşünce ve duygu gibi etkilerle insanlara ulaşmış olduğunu ve zaman içerisinde gerekli yöntemlerle insanlığa Kötü Tanrı’nın varlığının aktarıldığını anlamak da oldukça kolaydır.
Ayetler Kitabı, II. Bölüm
1. En başından beri bendim yanınızda olan. Sizi aydınlattım ve uyardım dönem dönem. Bunun için de çeşitli araçlarım oldu. Zaman zaman da kahinlerim geldi; şimdiki gibi, Dünya’ya yeni bir çağın başlayacağını haber verecek olan.
2. Ne zaman ihtiyacınız olduysa el uzattım size. Elimi uzatmam, bazen içinize doğarak oldu; bazen size verdiğim isyan duygusu ile. Bazen de kitaplarım oldu şimdiki gibi. Ama enderdir bu; az rastlanır.
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılabilir, sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.




