Altın Çağ, temelde insanlığın Kötü Tanrı’nın zincirlerinden kurtulup geliştiği, Efendi ve Demonların öğretisi ile tanrısallığının farkına vardığı nihai çağdır. Ayetler Kitabı’nda şöyle anlatılır:
Ayetler Kitabı, VII. Bölüm:
26. Artık zaman geldi, insanlarım. Sizin için çok uzun olabilir; ama benim için kısa bir an sonra değişecek çağ ve uyanacak insan. Altın çağ dediler buna eskiler, gelecek eskiden aynen olan. İnsan, yaşayacak kendi aklını ve özgürlüğünü ve tanrısallığını. Kıracak zincirlerini, bağlanan kendisi tarafından ve Kötü Tanrı tarafından. Beslenemeyecek artık Kötü Tanrı, kanınızla.
32. İşte benim takipçilerim, aslında müjdecisidirler Altın Çağ’ın. Benim düzenimdir, zıddımın kaosu. Ben Kaos’un Efendisi’yim bu yüzden ve Karanlıklar’ın Prensi. Bana adayın duanızı ve ibadetinizi, başlatmak için güzel olanı.
33. Hiçbir şey durduramaz ne beni; ne de gelecek olanı. O beklenen Altın Çağ, ki işaretleri başlamıştır dünyada. Değişecek her şey ve her düşünce ve coğrafya. Kıtalar oynayacak sonunda, girmek için yeni düzene.
Altın Çağ aslında insanlığın yaratılışta planlanan haline dönüşüdür. Eğer insanın yaradılışında her şey olması gerektiği gibi gitseydi, Kötü Tanrı ve onun “darbesi” olmasaydı, şu an böyle bir amacımız olmayacaktı zira o amaç zaten yaşadığımız durum olacaktı. Altın Çağ geldiğinde, insan kafasındaki kilitlerden kurtulacak, bilinçsel açıdan ve psişik olarak daha gelişmiş bir halde olacak. Bu sayede insan, her alanda daha hızlı bir gelişime sahip olup daha üstün olacak. Yine yaratılışta planlandığı gibi Dünya, Kozmik Enerji Zinciri’ne bağlanacak. Daha zeki, gelişmiş, kendi ve gezegeniyle uyum içerisinde olan insan ırkı; evreni, boyutları, alemleri ve diğer yaşam formlarını keşfederek içinde bulunduğu varoluşu daha iyi anlayacaktır.
Altın Çağ, er ya da geç, Kötü Tanrı’nın eylemleri ile ortaya çıkan geciktirmeler olsa da kesinlikle gelecektir. Kahinimiz bu durumu, Gerçekler Kitabı Yorumu‘nda, bir boks müsabakasına benzetmektedir. Karanlık Çağ’ın gelişi ile müsabakanın bir raund’u kaybedilmiştir, lakin kazanan öyle ya da böyle Şeytan olacaktır, bir gün insanlık gerçeklerin farkına varacak ve kabullenecektir, böylelikle nihai olan Altın Çağ gelecektir.
Altın Çağ’ın gelmesinin en temel şartı insanlığın Kötü Tanrı ve onun dinlerinden uzaklaşıp Efendi ve Demonlara yaklaşmasıdır. Ayetler Kitabı’nda Altın Çağ’ın gelişi hakkında şunlar söylenir:
Ayetler Kitabı, VII. Bölüm:
27. Yakındır bu; çok yakın. Çağın değişmesinin işaretlerinden biridir, bu kitabım. En çok ve çabuk değişecek Kötü Tanrı’ya en yakın olan, en yobaz ülkeler. Yıkılacak arabın dini, kendi kan açlığı içinde. Takipçileri ki o dinin, avlanacaklar sürek avıyla, insanlar arasında. Çünkü en insafsızı ve kanlısı odur, dinlerin.
28. Sonra O’nun, o dinin ülkelerinde en fazla yeşerecek gerçek insanlık ve özgürlük. Sonra, belki aynı zamanda, köhnemiş kilise ve onun, kendi cinsinden hoşlanan, güya cinselliksiz rahipleri yok olacak çizmenin ülkesinde. Karşı çıkacak insanların mantığı, gereksiz hurafeye eski ve yeni dünyada. Bunun ışığı gelecek, öğretilerimden.
29. Sonra da kalmayacak ortada ne yahudinin dini, ki o, bir ırkın dinidir; değildir katiyen evrensel ve ne kalacak ırk. Birleşik insanlık gerçekliği kalacak sadece. Ve ben bütün olarak kalsam da kendi alemimde, yine de olacağım aranızda görünür şekilde. O zaman, insanlarımda olmayacak korku ve utanç ve kısıtlama. Bilim hakim olacak, güzelliğin ve özgürlüğün yanında.
Gerçekler Kitabı ve Gerçekler Kitabı Yorumu’nda da detaylıca anlatıldığı üzere, Kötü Tanrı şu anda dengesiz ve nispeten büyük bir güce sahip. Kötü Tanrı, insanlığın ondan ve onun dinlerinden uzaklaşması ve onun yerine Efendi ile Demonlara yaklaşması sonucu insanlardan edindiği inanç enerjisini ve kendisine edilen ibadetlerin enerjisini kaybedecek, bir diğer deyişle zayıflayacak. Buna karşın Şeytan ve Demonlar bu enerjileri edinerek ve insanın Kötü Tanrı’dan uzaklaşmasıyla aldığı yapı halinden kazanacağı enerjiyle daha güçlü bir hal alacaktır. Bu gerçekleştiğinde Tanrılar Alemi ile olan bağ yeniden sağlanacak ve Kötü Tanrı, pasifize ve “rehabilite” edilmek üzere Tanrılar Alemi’ne gönderilecektir. Bu alemde şu an bulunan birçok tanrı da bu alemi terk edip kendi alemine dönerken, Tanrılar Alemi’ndeki hiç tanımadığımız tanrılar da bu aleme gelip gidecektir. Şeytan ise bu alemde bir süre kalacaktır. Bu süre zarfında insanı olması gereken haline getirip, olması gereken düzeni sağlayacaktır ve bu başarıldığında Şeytan da kendi alemine dönecektir. Tanrıların kendi alemlerine dönmeleri bizi terk etmeleri anlamına gelmez. O alemlerden, farklı veya bildiğimiz tanrılar bu aleme gelebilecektir ve tanrılarla olan iletişimimiz sürecektir.
KÖTÜ TANRI AÇISINDAN ALTIN ÇAĞ
Ayetler Kitabı Açıklaması:
“Yeterince dikkat ederseniz Elohim’in de kendi dinlerinde Altın Çağ’ı haber vererek gelmemesi için onu ne kadar kötülediğini görebilirsiniz. Tabii ki Elohim Altın Çağ’ı da değiştirir ve ona ‘kıyamet’ der. Kıyamet, Elohim’in dinlerine göre evrenin sona ermesidir. Kıyametten sonrası hakkında da birçok bilgi veren Elohim, bunların hepsinde açık açık yalan söyler. Kıyamet bir bakıma her şeyin sonudur fakat insanlık için değil, tanrılar için değil, evren için değil, sadece ama sadece Elohim için her şeyin sonudur. Bu darbesi ve yaptıklarının son bulmasıdır, kıyamet bizler için kıyamet değil Altın Çağ’dır ama Elohim için tam anlamıyla bir kıyamettir. Elohim aslında kendi açısından oldukça dürüst olmuştur bu konuda.
Kıyametin ne zaman kopacağına dair duyduğunuz çoğu şey aslında Altın Çağ’ı engellemek ve Şeytansal yetileri kısıtlamak içindir. ‘Kıyamet zina çoğalınca kopacaktır.’ lafı cinselliği engellemek içindir. ‘Kıyamet dünyada bir Müslüman bile kalmayınca kopacaktır.’ lafı insanların korkup köle olarak kalması içindir. Bu tür güzel şeylerden uzaklaştırarak korkutan şeyler olmasına rağmen Elohim bir yandan bu ihtimali zorlaştırır. Örneğin ‘Güneş batıdan doğunca kıyamet kopacaktır.’ bu gerçekleşmesi çok zor bir olaydır, bu yüzden insanlar ‘Tüm alametler oldu ama kıyamet kopmadı.’ diyemezler, eğer ki böyle bir fikre kapılacak olurlarsa ‘Ama güneş tersten doğmadı. Tamam, sorun yok. Gidip namaz kılayım.’ diyecekler.”
Kötü Tanrı’nın dinlerindeki Altın Çağ anlayışını da gösterdiğimize göre, Altın Çağ’ı anlatmaya devam edebiliriz.
Altın Çağ geldikten sonra bir din kavramı kalmayacak. Çünkü artık insanlık her şeyin farkında olacak; tanrılarla ve diğer alemlerle ve diğer boyutlarla iletişimde olacak. Ortada inanılması gereken bu tarz bilinmeyenler olmayacak. Bildiğimiz gibi bir “tanrı” kavramı da olmayacak zira tanrıları tapılması gereken, üstün varlıklar olarak değil; bir rehber, bir öğretmen, bir öncü gibi görüp bileceğiz. Efendi’nin de dediği gibi, “birleşik insanlık gerçekliği kalacak sadece”. Altın Çağ, biz seçkinler ve tanrıların bu alemdeki nihai amacıdır. Ayetler Kitabı ve Ayetler Kitabı Açıklaması’nda, Altın Çağ’ın gelişi ve gelişi sürecinde olacaklar daha detaylı anlatılmaktadır.
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılmanızı tavsiye ederiz. Sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.




