Teistik Satanizm’in haricinde de düşünecek olursak, sorgulamanın hayatımız için oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz. Şeytan da Ayetler Kitabı‘nda sorgulamanın önemli olduğunu birçok ayetinde belirtmektedir. Bu yazımızda neden bu kadar önemli olduğuna ve diğer insanları da sorgulamaya teşvik etmenin yollarına değineceğiz.
İnsanlığı özel yapan şeylerden birisi yaratılışımızda ve evrim sürecimizde kazandığımız akıl seviyesidir kesinlikle. Bu akıl seviyesi temel akli yeteneklerde gelişmiş olmamızın yanında bizlere sorgulama yeteneğini sunar. Bu yetenek neden önemlidir? Bu özellik sayesinde birçok şeyin doğruluğunu, etik olup olmadığını, işleyişini ve mantığını anlayabiliriz. Böylesine özel bir yeteneğimiz varken kullanmamak açıkçası son derece yanlış bir hareket olurdu.
Şeytan da bu yeteneğimizi her bir konuda kullanmamızı ister. Semavi dinlerin aksine kör inanç değil, tamamen bilmemizi, sorgulamamızı, akıl ve mantığımıza kullanmamızı ister. Bu sadece din konusunda değil; kültürümüzdeki elementleri sorgulayarak mantığını anlamamızı, bilimsel konularda düşünüp araştırmamızı, kendimizi bile sorgulayıp tanımamızı ister Şeytan. Yaşamımızdaki elimizden gelen her şeyi mantığımızla değerlendirip ondan sonra kabul etmemiz bizi özel kılacaktır. Hiçbir şeyi sorgulamadan kabullenmek, boyun eğmek, sürü psikolojisi ile davranmak, öyle gördük öyle devam edecek demek koyun olmaktan farksızdır.
Dinimiz ne olursa olsun her şeyi sorgulamalı ve aklımızın sınırlarını zorlamalıyız. Bu sadece düşünceyle cevaplara ulaşmaya çalışmak değildir, cevaplara ulaşma yolunda yeni şeyler öğrenmek ve araştırmaktır. İşte bu şekilde bir insan olmamız, Şeytan’ın istediğidir. Bu, yaratılışımızda Şeytan’ın bize verdiği aklı kullanmaktır. Şeytan sorgulamamızı ve belli cevaplara ulaşmamızı o kadar ister ki kendi dinine dahi öylece inanılmasını değil mantıklı bularak gelinmesini ister. İnsanın bu yetisini kullanıp, gelişmesini ister.
Aslında bu konu birkaç başka konuyla da direkt olarak bağlantılı. Örneğin, tanrılar ve Şeytan neden büyük mücizeler göstererek tüm insanlığa anlatılarının gerçekliğini göstermiyor da ufak etkilerle sınırlı kalıyorlar? Bu soruya bir alıntıyla cevap vermek daha doğru olacaktır.
Ayetler Kitabı Açıklaması, 7. Bölüm:
Şeytan bu ayette seçkin olsun veya olmasın, her insana mantık, akıl, bilim ve bilgi verdiğini ve her insanın bu aklı kullanarak semavi dinleri sorgulaması gerektiğini söyler. Daha doğrusu insanların sorgulamasını ister. Gerçekler Kitabı’ndan bildiğimiz üzere yaratılışta her tanrı insana kendisinden bir parça verdi, bu sayede insan yaratılışta etkisi olan her tanrının yapısına sahipti. Şeytan insana bilim, bilgi, akıl, mantık gibi yetenekler verdi, dolayısıyla her insana verdiğini söyleyebiliriz çünkü en başında bunu bize o aşıladı. Daha sonra Elohim insanın zihnine kilitler vurup köleleştirdiğinde yine Şeytan bu kilitleri kırıp insanı köle değil düşünebilen bir canlı haline getirdi, yani bu yetilere tekrar kavuşturdu bizi. Bununla da sınırlı kalmadı ve insanlığa tarih boyunca birçok bilgi verdi, antik uygarlıklarda günümüzde bile anlayamadığımız bilgiler vardı ve bu bilgiler tanrılar tarafından verilmişti. Şeytan gerek gizli kahinleriyle gerek gizli ruhbanlarıyla gerekse sıradan insanlar sayesinde bilime birçok katkıda bulundu, Gerçekler Kitabı bile insanlık adına bilimsel açıdan büyük bir katkıdır. Her insana verdiği sorgulama içgüdüsünü, kıymetli bilgileri ve bilimi kullanmamızı bu yüzden ister. Şeytan bilimle, akılcılıkla ve mantıkla sorgulayan insanların zaten gerçeği bulup onun yoluna geleceğini bilir ve bu yüzden Elohim’in aksine telaşlanıp hiç kimseyi zorlamaz, her insanın bir gün gerçeği göreceğinin rahatlığıyla bekler. İnsana ufak kıvılcımlar çakar ve bekler. Bu yüzden tanrılar direkt olarak çıkıp insanlara kendilerini göstermezler; burada, insanın onları kaldıramaması bir yana, bu eylemin tanrıların doğasına aykırı olmasından bahsediyorum. Öz Enerji ve tanrılar gerekmedikçe hiçbir şeye müdahale etmezler. Evet, bizim alemimiz ve bizim ırkımız için anormal bir durum söz konusu fakat Şeytan direkt olarak her şeyi sunup göstermektense insanın gelişerek daha sağlıklı bir şekilde gerçeği fark etmesini tercih eder. Aslında bu hareketi hem insanın özgürlüğüne ne kadar değer verdiğini hem de ne kadar zeki olduğunu gözler önüne serer.
SORGULAMAYA NASIL TEŞVİK EDERİZ?
Etrafımızdaki insanların koyunlar olmasındansa akılcı bireyler olmalarını tercih ederiz. Zeki ve aslında yeniliklere kapalı olmayan insanlar dahi yetiştirilme biçimleri veya çevreleri yüzünden pek sorgulamayan, sorgulamak aklına gelmeyen kişiler olabilir. İşte bu gibi insanlara, sorgulayabileceğine inandığımız ve sorgulamasını istediğimiz insanlara ufak da olsa yardımcı olmak yararlı olabilir. Bu insanların, din hariç konulara ilgi duymalarını sağlamaktan ziyade bu konulara ilgilerini çekmek için belli konulardan bahsetmek bir yol olabilir. Buradaki amacımız zaten bu konulara ilgilerini çekmek değil, din gibi şeyleri sorgulamalarını sağlamaktır.
Peki, her şeyden önce, eğer ki birisine öğretiyi anlatmak istiyorsak bu kişiyi nasıl seçmeliyiz? Etrafımızdaki herkes buna uygun mudur? Bir insana öğretiyi anlatmaya karar vermeden önce o insanın nasıl birisi olduğundan emin olmalı. Öğretiye nasıl bir açıyla bakar, gerçekten araştırır mı ve bunları ona sunduğum için bana karşı bilenir mi gibi şeyleri iyice düşünmelisiniz.
Bir insanı sorgulamaya teşvik ederken de kendimizi tehlike atmamalı, ortamına göre davranılmalıdır. Örneğin kişinin ön yargıları olduğunu biliyorsanız siz de bu dini yeni araştırıyormuş gibi davranarak, “Ya aslında şu, şu şöyleymiş” diyerek yaklaşabilirsiniz. Tamamen yanlış anlaşılacak bir ortamda ise o dinin mensubuymuş da aklına belli şeyler takılan birisiymiş gibi belli sorular sorabilirsiniz.
• YANLIŞLARI VE ÇELİŞKİLERİ GÖSTERMEK
Bir insanın sorgulamasını sağlamak için önce sahip olduğu görüşlerin sorgulamasını sağlamak gerekiyor. Bunu sağlamak için ise yapılabilecek şeylerden birisi sahip olduğu görüşteki hataları göstermek, sorgulamak ve sorgulatmaktır. Bunu yapmak için onun gözünde din dışı birisi olmanız gerekmez. O dinden birisi olup bunları merak edip sormak da çok doğaldır, değil mi?
• KİŞİNİN GÖRÜŞLERİNE AYKIRI NOKTALARI GÖSTERMEK
Yine sahip olduğu dini sorgulamasını sağlamak için sahip olduğu görüşler ile dinin uyumunu ya da uyumsuzluğunu göstermek de bir yoldur. Örneğin İslam dinine göre cinsiyet eşitliği söz konusu değildir. Bu yüzden cinsiyet eşitliğini savunan bir kimseye bu uyumsuzluğu gösterebiliriz. Başka bir örnek, cinsel yönelimlerin doğal olduğunu savunan birisi için semavi dinler mantıklı bir inanç olmaz, zira semavi dinler cinsel yönelimleri (heteroseksüellik hariç) birer hastalık ve sapkınlık olarak nitelendirir. Bu tarz örnekler boldur. Bir insan, sahip olduğu görüşlerin aksini söyleyen bir dine inanıyorsa aslında samimi bir inanç sahibi değildir ya da bu kişi kendisini kandırıyordur.
• BİLİME AYKIRI KISIMLARINI GÖSTERMEK
Birçok dinin yaratılış, insan yapısı veya evrenin yapısı hakkındaki söyledikleri günümüz bilimi tarafından kanıtlanan gerçeklerle çelişir. Bu çelişkileri göstermek aslında sorgulamaya teşvik için yeterli olmalıdır, zira her şeyi bilen ve yapan bir tanrı kanıtladığımız kesin yargılarla çelişememelidir. Eğer çelişiyorsa ortada bir yalan söz konusudur. Örneğin insanın ol denmesiyle olmadığını, evrimsel bir süreç geçirdiğini biliyoruz. Dünya’nın düz olmadığını, göğün belli görünmez sütunlarla havada tutulmadığını biliyoruz. Belli çelişkileri görmek, en azından sorgulamaya yeterli olmalıdır.
• DİNİN TARİHİNİ SUNMAK
Tarihi açıdan dinleri incelemek birçok cevaba ulaştırabilir bizleri. Mesela Tevrat’ın oluştuğu coğrafyaya ve tarihe baktığımızda neden etrafındaki dinlerden bu kadar elemente sahip olduğu konusu netleşmektedir. Kur’an’ın aslında yakılıp tekrar tekrar derlendiğinin kayıtları varken, bu kutsal kitabın aslında ayetlerinde iddia edildiği üzere korunmadığını çok net görebiliyoruz (Kur’an değişmiş midir?). Aynı şekilde Hristiyanlık dini için yapılan konsiller ile nasıl görüş değişiklikleri gerçekleştiğini bilmek de özgün olmadığını gösterir. Eğer bir din bu denli değişmişse orijinal değildir ve eğer o dinin tanrısı koruyacağını iddia edip koruyamamışsa, ne olduğunu biliyoruz sanırım.
Bunun dışında dinin iddia ettiği tarihsel olayların yaşanmamış olması veya yanlış aktarılıyor olması da büyük bir etkendir. Buna dair örnek sayısı da boldur.
Bunları insanlara gösterip onların sorgulamalarını sağlamak en azından belli gerçekleri fark etmelerine yardımcı olabilir. Sorgulayan ve araştıran insanlara da kendinizi riske atmadan Teistik Satanizm’i önermek, bu insanları bu dinle tanıştırmak mümkündür. Fakat gerisi insanlara kalmıştır. Şeytan, dinine körü körüne inanan veya zorla getirilen insanlar istemez. Sorgulayan ve mantıkla gelen insanlar ister. Bu yüzden bir insanın sorgulamasını istiyorsanız, teşvik etmek ve tanıştırmak yapabileceğiniz yeterli şeylerdir.
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılmanızı tavsiye ederiz. Sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.

