İnsanı bu aleme gelmiş olan tanrıların yarattığını biliyoruz, fakat neden yarattılar? Bilimsel bir deney olsun diye mi? Kendilerine köle olsun diye mi? Enerjiyle onları beslesin diye mi? İnsanın ne özelliği vardı ki yaratıldı? Ne amaçla yaratıldı? Bu sorunun cevabı için öncelikle Öz Enerji’nin bölünüşü ve tanrılara düşen görevleri anlamalıyız.
Öz Enerji neden kendisini evrene dönüştürdü?
Öz Enerji bilinçli hale gelip kendisini fark ettiğinde bizim hafıza diyebileceğimiz bir anlayışa göre bir hafızaya sahip değildi, kendisini tam olarak bilmiyordu ve belli bir zeka ve bilinç seviyesindeki her canlı gibi merak etti. Kendisinden başka bir şeyin olmadığı hiçliğin içerisinde süzülürken, kendi potansiyelini, kendisinin nelere dönüşebileceğini ve ne kadar farklı şeyler ortaya çıkarabileceğini merak etti. Kendisinden doğabilecek her türlü bilgiye karşı bir açlık hissetti.
Bu soruların cevaplarını anlayabilmek için kendisini evrene dönüştürdü (Evren Nasıl Oluştu?). Birçok alem ve boyut oluştu. Kendisi, en nadir birkaç senaryo haricinde, yalnızca pasif bir şekilde durup ortaya doğacak bilgilerden beslenecekti. Kendisini ve potansiyelini öğrenip keşfedecekti. Yine de bilgi birikiminin süregelmesi için belli şeylerle ilgilenilmesi gerekebilirdi.
Bu ilgilenilmesi gereken şeyler genellikle alemlerin düzeni ve bilgi akışının devam etmesi ile alakalıydı. Öz Enerji bu duruma karşılık kendisini evrene dönüştürürken enerji ve bilincinin bir kısmını herhangi bir şeye dönüştürmeden, yalnızca birbirinden ayırarak veya bölerek (bizim anlayışımızdaki kavramlarla) bu parçaları evrenden sorumlu hale getirdi. Bu parçalar, bizim anlayışımızca tanrılardır. Tanrılar, gerekli boyut varlıkları sayesinde dolaylı yoldan ve bazen gerektiği zaman direkt olarak evrendeki düzenle ilgilenip bilgi akış ve dönüşümünü sağlarlar.
Gerektiği zaman, bilgi akışı açısından tamamen tıkanmış olan canlı türlerini yok ederler, gerektiği zaman ise bilgi akışının devamı ve çoğalması için yeni varlıklar yaratırlar. Gerektiği zaman bilgi çeşitliliği adına belli alemlere, boyut varlıkları aracılığıyla veya farklı yollarla, belli bilgiler verirler.
KOZMİK ENERJİ ZİNCİRİ
Kozmik Enerji Zinciri, alemlerdeki tüm canlıların bağlı olduğu bir psişik ağ gibidir. Bu ağ sayesinde canlılar, tanrılar ve Öz Enerji arasında bilgi ve enerji alışverişi olur. Bu zincir, evrenin nefes alışı ve verişi gibidir. Bu zincir sayesinde hem canlıların zarar görmeyeceği şekilde uygun enerjiler tanrılara iletilir hem ortaya çıkan bilgiler Öz Enerji ve tanrılara iletilir hem de karşılık olarak tanrılar aleminden enerji ve bilgiler alınabilir.
Zincirin sağladığı denge ve düzen aslında Öz Enerji’nin evreni oluşturma sebebine tam olarak hizmet etmektedir, fakat insanın yaratılışı örneğinden bildiğimiz üzere her canlı, kendiliğinden bu zincire dahil olamamaktadır. Bu sebeple canlı türleri bu zincire bağlanmalıdır.
YARATILIŞ
Bir canlı türünün yapılması (yoktan var etmek gibi bir durum söz konusu olmadığı için yaratmaktan ziyade yapmak kelimesi daha uygundur) ve zincire bağlanması tanrılar açısından belli aşamalarla gerçekleşir.
Öncelikle tanrılar bir alem ve boyut içerisindeki bir gezegeni seçer. Bu gezegenin yaşanabilir olması, ya da yaşanabilir olma potansiyeline sahip olması ve gezegenin ruhundan doğacak canlının belli bir beklentinin üstünde olması gerekmektedir. Uygun gezegen bulunduğu zaman ki bu gezegen ne kadar bilinmeyen bir alem ve boyuttan olursa o kadar iyi olur, gezegeni yaşanabilir bir yer yapmak üzerine bir grup tanrı harekete geçer.
Bu tanrı grubu zaten böyle işlemler için oluşturulmuş olan hazır bir grup mu yoksa gezegen keşfedildiğinde oluşturulan bir grup mu bilmiyoruz. Bildiğimiz şey şudur ki bu gezegen gerekli niteliklere sahip tanrılar ve olabildiğince farklı türden tanrılardan oluşmaktadır.
AYETLER KİTABI AÇIKLAMASI
“Bu gruba araştırmacı grup diyebiliriz. Grup yaratılış için gerekli olan yapılardaki tanrılardan oluşur, örneğin bilime hakim bir tanrı dahil olur ki canlıyı yaratabilsinler. Gerekli yapıların haricinde her türlü tanrıdan bulundurmaya çalışılır bu grupta, böylece canlı tek bir yapıya bağlı kalmak yerine birden çok yapıya sahip olarak Zincir’e daha çok katkı sağlayabilir. Dünya’ya gelen grupta da Şeytan ve Demonlar ile birlikte Elohimsel tanrılar da bulunuyordu.”
Seçilen gezegene inen grup, o gezegene birçok boyut ve alemin kesiştiği, gezegen üzerindeki gerekli denemelerin özgürce yapılabileceği bir alan, atölye kurarlar. Bu atölye, Tanrılar Bahçesi olarak adlandırdığımız yerdir. Bu atölye sayesinde gezegene dışardan sağlanması gerekenler sağlanır, gerekli deneyler rahatlıkla yapılır ve atölyenin içinde zaman konseptinin farklı işleyişinden yararlanılır.
Araştırmacı grup, gezegeni, her nasıl gerekiyorsa, gerekli yollarla yaşanabilir bir hale getirir. Daha sonrasında bu gezegenin maddesi ve ruhundan o gezgene ait olan ve gezegeni Kozmik Enerji Zinciri’ne bağlayacak olan canlı türü yapılmaya başlanır. Bu durum her gezegen için farklı ilerlemektedir ve her gezegenin madde, bilim ve ruhu birbirinden farklı olduğu için aslında tanrılar için deneme yanılma benzeri bir süreçle gerçekleşir.
Canlı türü yapılıp gerekli duruma geldikten sonra tür ve gezegen Zincir’e bağlanır ve tanrılar atölyeyi kapatıp kendi alemlerine dönerler. Canlı türü, birçok tanrı türünün karışımı olduğu için çeşitlilik sahibi olur. Aynı şekilde yeni ve bilinmeyen bir maddeden yaratıldığı için benzersiz bilgiler üretme olasılığı da güçlenir. Bu sayede istenen başarılmış olur.
İNSANIN YARATILIŞI
İnsanın yaratılışı da aslında başta bu şema üzerinden ilerlese de bir noktada Kötü Tanrı ve onun gibi olanlar insanın beklenenden iyi olduğunu gördüler. Tüm koşulların uygun olmasını fırsat bilip kendilerini Kötü Tanrı’nın bünyesine topladılar. Kimileri isteyerek, kimileri zorla toplandı. Ardından Tanrılar Bahçesi ile Tanrılar Alemi’nin arasındaki bağ koparıldı.
Bu aşamadan sonra Tanrılar Alemi de bu alemi tamamen dış alemlerden soyutladı. Ne dış alemlerden bir şey bu aleme geçebilir, ne bu alem dışarıya etki edebilir. İnsan, Kozmik Enerji Zinciri’ne bağlanamadan ve gelişimini tam olarak tamamlayamadan Kötü Tanrı tarafından kul olmak üzere dünyaya salındı.
Bu yaratılış planının sapması Altın Çağ geldiğinde zamanla düzeltilecek ve insan Kozmik Enerji Zinciri’ne bağlanıp, Dünya’yı Zincir’e bağlı tutabilecektir.
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılabilir, sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.







