İnsanlık tarihini incelediğimizde eşitsizliği birçok alanda farklı şekillerde görürsek de eşitlik, aslında sık sık arzulanmıştır. Örneğin ırkçılık, tarihin birçok noktasında rahatlıkla görülen bir elementtir. Cinsiyet eşitsizliği ise yine kültürden kültüre fark göstererek görülmekteydi. Semavi dinlerdeki eşitsizliklere zaman zaman değindik (Semavi Dinlerde Kadın) ve gelecekte de değineceğiz fakat şimdi, dinimizdeki eşitliğe değinmemiz gerekiyor.
Teistik Satanizm, insanların birbirine olan eşitliğini şüphesiz en çok savunan dinlerden birisi olmasına karşın bir konuda eşitsizlik de bulunmaktadır. Şimdi belli kategorilerde eşitliğe değinelim.
Cinsiyetler Arası Eşitlik
İnancımızda ne kadının erkekten ne de erkeğin kadından üstünlüğü vardır. İki cinsiyet de tamamen eşittir ve bir bütündür. Bu bütünlüğü Ayetler Kitabı‘nda açık açık birçok ayette görebiliriz. Teistik Satanizm’e göre insanın yaratılışında, mahluk dediğimiz durumdayken insan iki cinsiyetin bir birleşimiydi, aslında iki cinsiyetin birleşimiydi diyemeyiz çünkü iki cinsiyet, o bütünün ayrılmasıdır. Bu durum iki cinsiyetin tamamen aynı olduğunu gösterir. Ne bir cinsiyet diğerinden çıkarılmıştır ne de farklı şekillerde, farklı maddelerle yaratılmışlardır. Bu yüzden dinimizce öncelik konusunda, hayat planlaması konusunda, uğraşlar konusunda, ilişkiler konusunda ve akla gelebilecek her konuda iki cinsiyet tamamen eşittir.
AYETLER KİTABI, II. BÖLÜM
57. Kadim inanç ve felsefelerde, kadının yeri vardı ve cinselliğin. Herkes özgürce yaşardı cinselliğini. Yoktu ayıp ve günah. Kimse suçluluk duygusunun pençesinde kıvrandırılmazdı. Erkek kadar hakkı vardı kadının da. Bazı kavimlerde ve inançlarda, daha da üstündü kadın.
58. Ben derim ki, ey inananlarım ve ey benim seçkimlerim! Kadın da birdir, erkek de. Neden ayırım yapılır iki cins arasında ki, aslında onlar tek cinstir? Erkeğin nefsi neyse, kadınınki de odur. Erkek istek duyarsa, kadın da duyar. Neden kadının cinselliği ve cinselliğini özgürce yaşaması ve ifade etmesi günah, ahlak dışı, kural dışı ve kötü ve olmaması gereken bir şey ve aslında, zaten olmayan bir şey olarak kabul edildi?
59. Erkek, çok eş isterse, kadın da ister. Neden kadın, köle olarak duvarlar arasında saklandı? Bir kadın, bir çok erkeği tatmin edebilirken, fakat bir erkek, bir günde belli sayıda kadını tatmin edebilirken, kadınlar haremlerde, onlarcası tek bir erkeğin kaprisine ve insafına köle edildiler? Ve neden, alınıp satılan bir mal oldular?
AYETLER KİTABI, III. BÖLÜM
1. Kadına da, erkeğe de Eşitliği Getiren’im ben, öğretimle ve peşimden gelen seçkinlerime sağlayacağım ve sağladığım ve ezelden beri sağlamış olduğum imkanlarımla ve öğretimle. Gerçek eşitliği sağlayan, yalnız benim! Eşitliği bozan, insanlar arasındaki sahte dinlerin öğretileridir.
Kadının günümüzde semavi dinlerin tarihteki etkisi dolayısıyla erkek ile eşit olmadığı maalesef bir gerçektir. İşte bu olmaması gereken eşitsizlik Şeytan tarafından bozulmak istenmektedir ve bu duruma dair önce kadına özgürlük getirerek onu erkekle eşit bir hale getireceğini belirtir.
AYETLER KİTABI, III. BÖLÜM
6. Herkes eşit olmalı! Paylaşımda ve maddede ve en güzeli, ruhsal özgürlükte ve aklın gücünde ve yargılamada; ama ilk önce kadına özgürlük getirmek isterim ben ve kadın, eşit olmalı erkekle. Çünkü çağlar boyunca, dinsel saçmalıklar bozdu kadını ve yok saydı. Çünkü eski çağlarda kadim inançlar eşit tutardı kadını, erkekle ve bazı zamanlarda da, daha üstün olurdu kadın veya erkek, yönetimde ve dinsellikte.
Bu durum eğer kadının yüceltildiğini düşündürüyorsa Ayetler Kitabı Açıklaması‘ndan kısa bir alıntı durumu açıklığa kavuşturacaktır:
AYETLER KİTABI AÇIKLAMASI
“(A.K. 3: 6) Bu ayette “İlk önce kadına getirmek isterim özgürlük,” cümlesi bazı kimseler tarafından “E kadın yüceltiliyor, bu sefer erkek açısından eşitsizlik var.” olarak algılanıyor fakat böyle bir durum yok. Önünüzde 2 su bardağı olduğunu düşünün. Bu bardağın birisi %70 dolu, diğeri %5 dolu. Siz bardakları tamamen %90’da eşitlemek istiyorsunuz, dolayısıyla %5 dolu olana daha çok sıvı dökmeniz gerekecektir değil mi? Bu durumda da aynı şekilde düşünebiliriz. Semavi dinler kadını o kadar aşağıladı ki erkekle aynı eşitliğe getirmek için önce ona biraz daha fazla fırsat ve özgürlük tanımak, eşitlemek gerekiyor.”
Teistik Satanizm veya Ayetler Kitabı’nı yalanlama hedefi olan kimseler genellikle cinsiyet eşitsizliğine dair şöyle bir argüman sunarlar: Ayetler Kitabı’nda Baş Kara Rahip, Baş Kara Rahibe’den daha üstündür, bu da kadını aşağılamaktır. Aslında bu oldukça asılsız bir görüştür. Öncelikle şunu anlamalıyız ki seçkinler her konuda tamamen eşittir. Görevliler ise yalnızca görevi çerçevesinde, sadece görevi ile alakalı konularda bir üstünlüğe sahiptir. Bunun haricinde görev gereğince Şeytan’a biraz daha yakındır. Görevliler de aynı şekilde kendi arasında eşittir. Bir rahip ile bir rahibe görev açısından, yetki açısından ve diğer her açıdan tamamen eşittir. Fakat konu baş kara rahip ve baş kara rahibeye geldiğinde baş kara rahibin daha üstün olduğu söylenir.
Bunun sebebi oldukça basit ve açıktır. Öncelikle Teistik Satanizm’de düzeni yöneten kişi sayısı genellikle birdir. Yani bir seçkin topluluğunu iki başkan yönetmez veya bir başkan grubu yönetmez. Aynı şekilde normalde en yetkili ve tüm görevlilerin üzerinde olacak kişi kahindir. Kahinin ölümü gibi bir durumda, tüm seçkinler ve görevlilerden sorumlu olacak bir yetkili gerekir ve bu yetkili de dönemin ataerkil bir yapıda olup insanlarının böyle bir yapıya daha alışık olmasından dolayı, baş kara rahiptir. Kitaplar yeni bir çağı getirmekle ve yeni çağları şekillendirmekle birlikte çağın zamanına da uyar ki uymak zorundadır. Bu yüzden, yalnızca bu tarz konularda baş kara rahip ile baş kara rahibe eşit değildir. Bunun haricinde yetkileri ve otoriteleri aynıdır genellikle.
Irklar, Milliyet ve dil Eşitliği
Tesitik Satanizm’de, semavi dinlerin aksine herhangi bir ırk, milliyet veya dil yüceltilmez, özel ve ayrı sayılmaz. Bu konularda da mutlak bir eşitlik söz konusudur. Hatta bu durum hakkında Yüce Şeytan, hiçbir ırkın onun dinini sahiplenerek kendisini yüceltemeyeceğini belirtir.
AYETLER KİTABI, I. BÖLÜM
7. Herkesin içinde olan, kendi Öz Tanrı’sıyım ben. Hiçbir kabilenin ya da kavmin özel tanrısı olmadığım gibi; hiçbir kabile beni sahiplenerek, üstünlük sağlayamaz. Benim öğretime uygun değildir; Arapların ve Yahudilerin, özel tanrılarıyla kendilerini ve aynı şekilde kendi dil ve geleneklerini yüceltmeleri.
Seçkinler Arası Eşitlik
Dinimizde tüm seçkinler eşittir. Bir seçkin başka bir seçkine karşı üstünlük taslayamaz veya başka bir seçkine tepeden bakamaz. Efendi Şeytan için her Seçkin, her açıdan eşittir. Seçkinin cinsiyeti, ırkı, yaşı ve seçkin olduğu süre önemsiz olarak her açıdan eşittirler. Hepsi fırsat olarak, değer olarak, düşünce özgürlüğü ve ifadesi olarak birdir. Daha deneyimli seçkin daha kıdemlidir veya daha yaşlı seçkin daha saygındır gibi ayrımlar katiyen bulunmamaktadır.
Seçkinlerin hepsi Şeytan’a eşit yakınlıktadır. Görevliler ise görevleri gereğince seçkinlerden kademeli olarak daha yakındır. Bu yakınlığın sebebi, görevlilerin görevleri gereğince Efendi’nin kudretine ve yetilerine daha çok ihtiyaç duymalarıdır.
Yine de görevliler de yalnızca görevleri dahilince bir üstünlüğe sahiptir ve bu üstünlük durumu görev sürelerince olur. Halihazırda görevlilerin geçmiş hayatlarında yaptıklarıyla bu görevi hak ettiklerini göz önünde bulundurursak bu oldukça doğal bir durumdur. Örneğin bir başkan, topluluğundaki bir seçkine görevi gereğince belli isteklerde/emirlerde bulunabilir fakat konu topluluk ve görevi dışındaysa tamamen eşittirler.
AYETLER KİTABI, III. BÖLÜM
3. Saygı göstermeli, saygı görmeyi dileyen. Seçkin olan, asla ayıplamamalı bir diğer seçkini! Utanmamalı da kendi zayıflığından ve isteğinden ve ihtirasından ve ne de şehvetinden. Herkes dile getirebilmeli inançdaşına kendi içini ve dinleyip, kendi derdi olarak benimsemeli başkasının isteğini.
72. Birbirinize eşit olmanız ve böyle başlamanız yola, benim hizmetimin ilk adımıdır. İlk eşitlik, kadınla erkeğin eşitliğidir. Eşlerin eşitliğidir. Sonra gelir seçkin olanlarımın, birbirine eşitliği. Herkes birdir; farklılık yoktur. Biri diğerinden üstün değildir asla; ama bir iki tanesi müstesnadır.
73. Bütün yolumdan gidenler ve bana tapanlar ve beni sevenler ve benimle olanlar, yakınlık olarak eşittir bana. Hiçbiri diğerinden üstün değildir ve üstünlük taslayamaz biri diğerine. Ne kimse aşağıdır, ne de kimse daha yukarı. Kimse emir veremez kimseye ve kimse, toplumda daha ön sırada değildir.
Seçkinler ve Dışarıdakilerin Eşitliği
Teistik Satanizm dinince tek ayrım yapılan nokta bu noktadır ki buradaki ayrım da Şeytan tarafından yapılmakta olup bizler için hiçbir ayrım söz konusu değildir. Efendi Şeytan bizleri, yani seçkinlerini dışarıdakiler ile bir tutmaz ve dışarıdaki insanlardan daha üstün görür. Çünkü seçkin kimseler akılcılıkla, mantıkla sorgulayarak gerçeğin öğretisini bulabilmiş kişilerdir. Doğruyu yanlışı ayırt edebilmiş ve kendilerini onun yoluna adamış insanlardır. Bunun gibi etkenleri düşündüğümüz zaman aslında bu durum oldukça normaldir.
Sürekli akılcı bir şekilde yaşayan, kendisini mantıksız tabularla kısıtlamayan ve gerçeğin tanrısını aklıyla bulup onu takip edenlerle; sorgulamayan, aklını kullanmayan, sebebini bilmediği ve mantıksız tabularla kendisini kısıtlayan, çelişkili bilgilere biat eden kimseleri kıyaslayınca Şeytan’ın böyle bir ayrım yapmasının sebebi anlaşılabilir. Zaten bu ayrım incelendiğinde aslında semavi dinlerdeki “kul” ve “kafir” ayrımına kıyasla bir hiç olduğunu görürüz zira Şeytan, gerektiğinde dışardakilere de el uzattığını ve onların gerçeğin öğretisini bulması için yardımcı olduğunu belirtirken Kötü Tanrı, kulu olmayanların ölümünü emreder.
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılabilir, sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.

