Skip to content
Teistik Satanizm
Menu
  • Ana Sayfa
  • ALTI KATLI KİTAP
    • Ayetler Kitabı
    • Gerçekler Kitabı
    • İsa Kitabı
    • Uyanış
    • Gerçekler Kitabı Yorumu
    • Ayetler Kitabı Açıklaması
  • İLETİŞİM
    • SOSYAL MEDYA
    • SORU FORMU
    • ABONELİK FORMU
  • SATANİZM NEDİR?
  • YAZILAR
    • TEİSTİK SATANİZM
    • SEMAVİ DİNLER
    • ŞEYTAN’IN İSİMLERİ
    • SORU-CEVAP
  • KÜTÜPHANE
    • Bilinmeyen Yönleriyle Satanizm
  • BAYRAMLAR
    • İMBOLC
    • OSTARA BAYRAMI – İLK BAHAR EKİNOKSU
    • BELTANE VE WALPURGİS GECESİ
    • MIDSUMMER – LITHA
    • AYETLER KİTABI’NIN ALINDIĞI GÜNLER
    • LUGHNASADH – LAMMAS
    • MABON – SONBAHAR EKİNOKSU
    • SAMHAİN – CADILAR BAYRAMI
    • YULE – NOEL
  • RASTGELE YAZI
Menu

ŞEYTAN’IN İSİMLERİ

Posted on 05/03/202207/05/2025 by Seçkin

Şeytan, Ayetler Kitabı’nda ona atfedilen her sembol ve ismi, kötü anlamlara ve asılsız anlatılara sahip olsa dahi, kabul ettiğini belirtir. Fakat bu isim ve sembolleri kabul etmesi Şeytan’ın bu isim ve sembollerin barındırdığı anlatıları kabul ettiği anlamına gelmez. Yalnızca insanlar bu isimleri Şeytan’ın olarak bildiği için isimleri kabul eder. Örneğin, “İblis” ismi kabul edilse de onun yaptıkları kabul edilmez; yani Şeytan, tek ve mutlak tanrıya baş kaldırmış olan, kibirli ve insanları caydırma çabasındaki bir cin olduğunu kabul etmez. Yalnızca ismi kabul eder. Bu yazımızda bu isimlerden bazılarını ve isimlerin geçtiği inanç ve kültür açısından isimleri biraz açıklamak istedik.

İBLİS

İblis, Şeytan’ın İslam dinindeki isimlerinden birisidir. İblis kelimesi Yunanca “iftiracı” anlamına gelen diabolos kelimesinden gelir ve kökü Arapça sözlüklerde “hayırsız oldu, hüsrana uğradı, şaşkınlığa düştü” anlamlarını ifade eder. İblis kelimesinin çoğulu “Ebalis” ve “Ebalise” ölçüsündedir. Kelimenin türediği fiil kökü, Kötü Tanrı’nın kutsal kitaplarındaki belli bir şeytanın özelliklerini nitelemesinden dolayı İblis, asıl şeytanın ismi haline gelmiştir. İslam mitolojisine göre İblis, tanrıya isyan ettiği ve karşı geldiği için kötülüğün sembolü haline gelen, insan ve cinleri tanrının yolundan saptırmaya çalışan ilk şeytandır. Kur’an’dan örnek bir kesit sunalım:

“Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu, böylelikle iman eden bir grup dışında, ona uymuş oldular.” (Sebe Suresi, 20 Ayet)

ŞEYTAN

Efendi’nin Arap Yarımadası’nda kullanılan bir ismidir. Kötü Tanrı kitaplarında da Şeytan diye bahsetmiştir. Şeytan kelimesinin kelime kökü “şin, tı, nun” ( شطن) dur. Kelimenin kök anlamı “uzaklaşmak, uzaklaştırmak, yoldan rotadan sapmak, saptırmak, bir şeyin normal işleyişinden saptırmak” olarak çevrilmektedir. Arapçada daha sonra bu kelime kökünden “bozguncu ve uzaklaştırıcı, yılan” anlamında olan kelimeler türetilmiştir. Bazı kaynaklar ise bu kelimeyi kibirlenerek isyankâr olan ve kötülük eden her hayvan, cin veya insan için kullanır. Kelimenin ayrıca, yanmak ve yok olmak manasına geldiği de söylenmiştir. Şeytan kelimesi tekil olarak Kur’ân’da 68 ayette geçmektedir. Çoğul çekimi olan şeyâtîn şeklinde 17 defa geçer. Bunun yanında şeytan kelimesi, İblis’in özel ismi değildir, İblis gibi diğer kötücül ve yoldan çıkarıcı varlıkların ismidir aynı zamanda. İblis ise, ilk isyan eden yani ilk şeytana ait özel isimdir. Şeytana ait ayetlerin hepsini örnek olarak vermek çok uzun süreceği için bir örnek verelim:

“Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun altında olanı, şirkten uzak kalmayı tercih eden kişi için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa derin bir sapıklığa düşmüş olur. Onların Allah’tan önce yardıma çağırdıkları sadece dişilerdir. Aslında yardıma çağırdıkları sadece hayırsız şeytandır. Allah, şeytanı dışlamıştır (lanetlemiştir). O demişti ki ‘Ne olursa olsun, senin kullarından belli bir takımını ele geçireceğim. Onları yoldan çıkaracağım. Onları beklentiler içine sokacağım. Onlara emredeceğim, en’âm’ın kulaklarını yaracaklar. Onlara emredeceğim, Allah’ın yarattığını (dinini) kesinlikle değiştirecekler.’ Bakın! Sizden kim o şeytanı, Allah ile arasına giren bir dost (veli) sayarsa apaçık bir hüsrana uğramış olur. O (şeytan), onlara söz verir, onları beklenti içine sokar. Şeytan, sadece aldatmak için söz verir.” (Nisa 4/116-120)

AZAZEL / AZAZİL

Azazel veya Azazil, İslam mitolojisine göre İblis’in isimlerinden birisi ve hatta kimi kaynaklara göre İblis’in kibirlenip isyan etmeden önceki ismidir. Yahudi mitolojisinde ise tanrının tam zıttı, kötülüğün vücut bulmuş hali olarak görülür ve bu yüzden Şeytan ile özdeşleştirilir.

Yahudi mitolojisinin bazı kaynaklarına göre, Azazel, Şeytan değildir. Farklı bir düşmüş melek ve hatta insanlara yasak bilgileri vererek ve diğer meleklerin vermelerini sağlayarak düşmüş meleklerin ilki ve lideri haline gelen melektir. Bu görüşe göre Şeytan ise, bir caydırıcı değil aksine tanrının yolundan sapmış olan insan ve düşmüş melekleri cezalandıran bir varlıktır. Bu görüşü ortaya süren kaynak zamanında din otoritelerince “saptırıcı” ilan edilerek yasaklanmıştır. Azazel kimi kaynaklarda günahlarla yüklenen keçileri alan melek olarak da görülür.

TAGUT / TAĞUT

Yine Kur-an’da geçen ve Efendi Şeytan ile bağdaştırılan bir isim olan Tağut, Ayetler Kitabı’na göre aslında yalnızca Efendi Şeytan’ı değil, bir türün bütününü anlatır. Kelime anlamı olarak baktığımız kaynaklara göre; Tağut, yeryüzünde kanun ve yasalara isyan ederek başkaldırmak suretiyle haddi aşan ve aştıran, insandan devlete, güçten otoriteye, nefisten şeytâna, puttan kâhine kadar, canlı veya cansız, soyut veya somut her türlü şeyin ortak adıdır. Kur’an’da, demonlar, daha doğrusu İblis’e hizmet eden tür için kullanılan bir diğer isimdir aslında tagut. Sadece bu tür için değil, İslam ve tanrısına karşı gelen ve diğerlerini de karşı gelmeye teşvik eden her canlı ve cansız varlık tağuttur. Bu bağlamda İslam mitolojisine göre bizler de tağut sayılmaktayız, Altı Katlı Kitap da. Tağut, Şeytan ismi gibi bazen tekil ve bazen de çoğul olarak kullanılır. İşlevi iyiden daha az iyiye ve kötüye çevirmektir. Kumar, içki, zevk ve isyanı destekler. Kur-an’da Tağut kelimesinin geçtiği sekiz ayet bulunmaktadır. Bir örnek aşağıdaki ayettir:

“Allâh, îmân edenlerin velîsidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velîleri ise tâğuttur. Onları aydınlıktan çıkararak karanlıklara sokarlar. İşte bunlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalırlar.” (Bakara: 2/257)

SATAN, SATANUS, SATANAS, SEITAN

Bu 4 isim aslında birbiriyle aynı olmakla beraber farklı telaffuz edilmekten türemiştir. Kelime anlamı “Suçlayıcı” olarak çevrilebilir. Satan genellikle Yahudi ve Hristiyan mitolojisinde İblis’in bir karşılığı olarak, Lucifer’in düşmüş hali olarak görülür. Boynuzlu olarak tasvir edilir. İki sayısı ve çift sayılar ile sembolize edilir. İki geleneksel olarak Efendi Şeytan’ın sayısıdır çünkü mutlak ve tek yaratıcıyı gösteren 1 sayısına karşı 2 zıttır. Eski İbrani elyazmalarına göre Satan, Latince kökenli dillerin birçoğunda Satanas veya Satanus olarak geçer, Seitan ise bir telaffuz şeklidir. Bazı kaynaklara göre Arapça’daki “şeytan”, Satan kelimesinden gelmektedir.

LEVİATHAN / LİVYATAN

Leviathan, Yahudi mitolojisinde büyük bir deniz canavarı olarak görülmektedir. Bu deniz canavarı, yılan ve ejderha arası bir canlıya benzer. Antik Kenan mitolojisindeki Lotan’dan esinlenildiği düşünülür. Yahudi mitolojisinde güçlü bir düşmanı, kimi kaynaklara göre ise Babil’i temsil eder. Güçlü bir düşmanı temsil etmesinden dolayı zamanla şeytan ve düşmüş meleklerle özdeşleşmeye başlamıştır.

Aslında Şeytan söz konusu olduğunda yılan atıfları her zaman göze çarpmaktadır. Leviathan da sudaki yılan olarak yine bu atıflardan birisi haline gelmiştir. Su yılanı anlatısı birçok mitolojide görülebilmektedir. Leviathan günümüzde kimi inançlar için farklı bir tanrı veya demon iken kimileri için Şeytan’ın isimlerinden birisidir.

MELEK TAVUS

Bu isim aslında Efendi Şeytan’a atfedilmiş olsa bile Ayetler Kitabı’nda Efendi Şeytan farklı bir tanrının ismi olduğunu söyler. Zaten biraz baktığımızda bu tasvirin Efendi Şeytan’ı pek anımsatmadığını görebiliriz. Yine de açıklamak gerekirse Yezidilik inancında Tanrı Azda, Dünya ve Melek Tavus’un yaratıcısıdır. Tanrı dünyayı yaratmış olsa da ona müdahale veya etkilerde bulunmamıştır.

Tanrının etki ve iradesinin ileticisi olarak Melek Tavus yaratılmıştır. Melek Tavus, insanı yaratmıştır ve Azda tarafından, insana boyun eğmeyi reddetmiştir. Bu anlatıya göre kimi kaynaklar, Azda’nın Melek Tavus’tan boyun eğmesini isteyerek onun asaletini sınadığını ve Tavus’un boyun eğmeyerek imtihanı geçtiğini iddia eder. Tanrı, yaratıcı ve mutlak iyilik olduğu için tapınıma ihtiyaç duymaz fakat Melek Tavus, tanrı tarafından yaratılmış olsa da zıt bir kuvvettir ve kötülüğü içerir. İşte kötülüğe sahip ve dünyayı yöneten bu Melek-Tanrı’ya tapınım gerektiğine inanırlar. Yinelemek gerekirse, bu inançtaki Melek Tavus, bildiğimiz Şeytan’dan ziyade İslam’daki İblis’e daha yakındır. Yine de Efendi Şeytan kendisine atfedilen iyi ya da kötü her şeyi kabul eder, benimser.

EHRİMAN / AHRİMAN

Zerdüştler iki tanrının olduğunu kabul ederler. Bir tanrının iyilik ve güzellik tanrısı olan aydınlıklarda yaşayan Ahura Mazda ( Hürmüz ) diğerinin ise karanlıklarda yaşayan, ateşin kötülüğün, belanın ve zulmün tanrısı olan Ehrimen’in olduğuna inanmışlardır. Ehrimen ateşe tapan Farisilerin yani zerdüştlerin inançlarındaki Kötülük tanrısıdır. “Angra Menyu” adıyla da anılan Ehrimen, Hint mitolojilerinde tanrıya karşı savaşan büyük güçleri olan şeytanın Zerdüşt dinine geçmiş halidir. Zerdüştler Ehrimen’e de taparlar çünkü Ehrimen olmasaydı Hürmüz de olmayacaktır. Kötülük olmasaydı iyilik olmazdı diye düşünen Zerdüştler, Ahuramazda’ya duydukları saygı kadar Ehrimen’e de saygı duymuşlardır.

Bazı metinlere göre;

Ehrimen insanlara şöyle seslenir: ” Ey insanoğulları! Gözünüzü açınız… Gülünüz, eğleniniz, zevk edininiz, yiyiniz, içiniz. Dünyada yalnız iki istek, iki amaç vardır, kalanı yalandır. Bunun birisi kibir, diğeri şehvettir. Bu iki amaca yönlendiren benliktir. Bu iki isteği elde etmeye çalışınız. Nefsinizi her şeye tercih ediniz. En küçük bir zevkiniz için binlerce insan telef olsa da önemsemeyiniz. Kendi yaratılışınızın gereği budur.”

SETH / SET / SUKETH

Mısır mitolojisinde Osiris, İsis ve Nephthys’in kardeşi olan kaos, savaş, çöl, fırtına ve yabancı topraklar tanrısının adıdır. Yunanlılarca Typon olarak adlandırılan tanrı, kaos güçleri ile düşmanlığın kişileştirilmiş formu kabul edilmekteydi. En eski yazıtlarda iyilik ile özdeşleştirilen şahin başlı Horus ile Mısır tahtı için mücadele eden düşman kardeşi olarak bahsi geçmektedir. Onun adına tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı (kuzey) Mısır’ın kralı kabul edilir. Bir eşeği anımsatan kırmızı saçlı ve büyük kulaklı bir hayali hayvan olarak temsil edilir. Gökyüzü tanrıçası Nut’un oğludur ve kimi kaynaklara göre Nephthys ve Theouris ile evlidir.

Çok yaygın olmasa da Horus ile Seth’in uzlaşmaya vardığı görüşüyle doğan bir Horus-Seth birleşimi tanrı ve hatta bu tanrıya ait tapınaklar bile vardır. Seth’in bu kadar kötü görülmesi, bir nevi bir şeytan haline gelmesi Asurluların işgaliyle gerçekleşmiştir. Suketh ve Set olarak da bilinen tanrı, kimi zaman boynuzlu olarak da tasvir edilir. Ortadoğunun şeytan düşüncesinin ilk örneklerinden birisi olarak kabul edilir.

LOKİ

Loki, İskandinav mitolojisinde sinsi ve kurnaz bir tanrı olarak bilinir. Hilekâr yapısı ve hiçbir ahlaki prensibe bağlı olmamasıyla ün salmış bir tanrıdır. Binlerce yıl öncesinde insanın kusurlu karakteriyle resmedilen bu tanrı, birçok defa tanrıları ve insanları büyük belalardan kurmak için tek çare olmuştur. Anlatılan efsanelerde, Loki dünyevî zevklere düşkün, kendinden başka hiçbir şeyi önemsemeyen bir tanrı olarak görülebilse de o aslında zeki, tanrıların o an göremediği belli şeyleri gören ve kaostan yarar doğmasını sağlayan bir tanrıdır. Yaşamsal eğilimleri eğlence, kurnazlık, yardımseverlik biçiminde sıralanır. Loki, dönüşümlü olarak hem tanrılara hem de devlere, o sırada hangi davranışın en eğlenceli ve avantajlı olduğuna bağlı olarak yardım eder. Hatta yardım ettiği kesime çok büyük getirileri olduğu da söylenebilir.

Bazı kaynaklar Loki’nin aslında insanın yaratılışında rol oynayan tanrılardan birisi olduğunu söyler. Loki, o an çok kötü şeyler yapmış gibi dursa da genellikle yaptığı bu “kötü” şeylerden çok daha iyi sonuçlar doğmaktadır. Loki’nin Fenrir, Hel, Jormungandr, Narfi ve Vali isimleri çocukları vardır. Loki, tek bir cinsiyete sahip değildir. İstediği an farklı cinsiyetlere bürünebilir ve dış görünüşünü de istediği canlı olarak değiştirebilir. Boynuzlu bir tanrı olarak tasvir edilir. Kendisi esasen bir devdir fakat devler ile tanrıların savaşı sırasında Aesir tanrılarına çok kritik bilgileri vererek yardımcı olduğu için Odin, Loki’yi kan kardeşi yaparak Aesir’e almıştır.

MARA

Budist kozmolojide Mara, aydınlanmanın önündeki en büyük engeli temsil eden, kötülüğün ve dünyevi arzuların sembolik personifikasyonudur. Mara’nın temel işlevi, bireyleri Samsara’nın döngüsüne, yani doğum, ölüm ve yeniden doğuş çemberine bağlı kılmak ve onların Nirvana’ya ulaşmalarını engellemektir. En meşhur anlatımda Mara, Buda’nın aydınlanma arifesinde meditasyon yaptığı sırada onu çeşitli yollarla baştan çıkarmaya çalışmış, korku, şehvet ve şüphe gibi duygularla zihnini saptırmaya uğraşmıştır. Mara burada yalnızca dışsal bir varlık değil, aynı zamanda insan zihnindeki karanlık eğilimlerin, özellikle de cehalet, nefret ve arzunun somutlaşmış halidir.

Mara’nın Budist düşüncedeki rolü, onu sadece bir engelleyici değil, kötülüğün zihinsel ve varoluşsal boyutta somutlaşmış bir temsilcisi hâline getirir. O, kötülüğün dışsal bir güçten çok, insanın iç dünyasında kök salan arzular, korkular ve cehalet biçimlerinde tezahür ettiğini simgeler. Mara’nın kızlarıyla baştan çıkarma, ordularıyla korkutma veya şüpheyle zihni bulandırma yöntemleri; onun, aydınlanmaya giden yoldaki tüm içsel ve dışsal engellerin alegorik bir figürü olduğunu gösterir. Bu bağlamda Mara, iyilik ve kötülük ikiliğinin ötesinde, insanın kendi içinde verdiği etik ve zihinsel mücadelenin en çetin yüzüdür: Kötülük, dışarıdan gelen bir tehditten ziyade, bireyin kendini tanıma ve aşma çabası içinde yüzleştiği en karmaşık güçtür.

LUCİFER

Latincede “Lucifer” kelimesi “Işık Getiren” (lux, lucis, “ışık”, ve ferre, “getirmek”) anlamına gelir ve antik zamanlarda “Sabah Yıldızı”na yani Venüs gezegenine verilen isimdir. Venüs, bir tanrı olarak kabul görmeye başlayınca Lucifer ismiyle bilinmeye başlamıştır. Lucifer, genellikle güzeller güzeli bir erkek olarak aktarılırdı. Venüs gezegeninden yola çıkarak aşk ve cinsellik gibi elementlerle ilişkilendirildiğini anlayabiliriz. Ancak daha sonra Hristiyanlık dini tarafından şeytanı tasvir etmek için kullanılmıştır. Bu ismin kullanılmaya başlama şekli kimilerine göre direkt antik toplumlardan alınarak, kimilerine göre ise bir çeviri hatası olarak başlamıştır. Bu kullanımı İncil’de (Isaiah 14: 3-20) Cennet’ten atıldığını anlatılırken görürüz. Orada “Gün Yıldızı” ya da “Sabah Yıldızı” olarak bahsedilir.

Eski Ahit’e göre Lucifer güzeller güzeli, bilgeler bilgesidir. Hristiyanlığın bazı mezhepleri Lucifer’i dünyanın prensi, yeryüzünün efendisi olarak tanımlar ancak yine kötü anılan bir tasvirdir. İsyan edip insanları kötülüğe yani cinselliğe, zevklere yönelttiği, insanları sonsuz bir Cennet’ten alıkoyduğu fikri vardır ancak görüyorsunuz ki burada da tıpkı diğer isimlerinde geçen kötülükler gibi kesinlikle kötü olan şeylerden çok, o tanrının yasakladığı şeyler bulunuyor. Cinsellik, zevkler, bilim ve sanatın kötücül olarak alıştırıldığı toplumlar Şeytan’ı kötü tasvir etmektedir.

BAPHOMET

Babhomet figürü ilk olarak 14. yüzyılda kilise tarafından aforoz edilen tapınak şövalyelerince tapınım için kullanılmıştır. Kelime kökenine bakarsanız şu tarz yorumlarla karşılaşırsınız: Yunanca’da Sophia kelimesinin Atbash ile şifrelenmesiyle ortaya çıktığı iddia edilmiştir. Sophia, hikmet anlamına gelmektedir. İbranice’ye göre bir birleştirme söz konusudur. Bir diğer görüş de vaftizlik (Baphe) ve ustalık (Metis) kelimelerinin birleşmesinden oluştuğu görüşüdür. Bazı görüşlerde de Latince kısaltmaların birleşmesiyle oluştuğu yargısı mevcuttur. Bir diğer görüş ise o dönem Hristiyan camiası tarafından Şeytan’ın kendisi sayılan Muhammed’in isminden (Mohammed) türetildiğidir.

Sembol olarak Baphomet’i incelediğimizde; Yukarı bakan sağ el merhamet, beyaz ay, iki cinsiyetten birisi, iki kutuptan birisi ve sevgi gibi şeyleri temsil ederken, aşağı bakan sol el yargı, kısıtlama, siyah ay, iki cinsiyetten diğeri, iki kutuptan diğeri ve nefret gibi şeyleri temsil eder. Bu temsil ettikleri etkenler uzar da gider, ana fikir iki elin zıt güçleri temsil ederek bir dengeye yöneldiğidir. temsil eder. İki el ile oluşturulan yukarıyı ve aşağıyı belirtme figürü hermetisizmi temsil eder. Bu aynı zamanda yargı ve merhamet’in harmonisidir. Üç dikitli merkez boynuz zekâyı; bu boynuzdan yükselen alev, evrenin denge ve ışığını temsil eder. Figürde bulunan yılanların birbirine baktığı yumru başlı çubuk sonsuz yaşamı simgeler. Yukarısı ve dünya arasında bir yerdedir. ne yukarıya çıkar ne de aşağı, dünyaya iner. Baphomet, anlayışın babası, bilgelerin bilgesi gibi yakıştırmalara tabi tutulmuştur. Tabii ki bu anlattıklarımız Baphomet’e yakıştırılan ve sembolizminde barınanlardan sadece belli bir kısmıdır. Yakıştırmalar ve semboller konusunda fikir ve görüş çoktur.

Baphomet’in heykeli ve tapınımına dair kanıtlar bulunduğunda, Hristiyan otoritereler Baphomet’i Şeytan olarak, ona tapınımı ise Şeytan’a tapmak olarak damgalayıp bunu yapan kimseleri cezalandırmıştır. Bu şekilde Baphomet, Şeytan’ın isimlerinden birisi haline gelmiştir. Günümüzde kimi kesim ve inançlar Baphomet’i ayrı bir tanrı (demon) olarak kabul ederken kimileri Baphomet’in Şeytan’ın sembollerinden birisi olduğunu iddia etmektedir.

ALBIZ / ALMAZ / ALKARISI / ALPAS

Köken olarak Arapça aynı anlama gelen İblis sözcüğünden türemiştir. Alanız, Türk ve birçok Orta Asya halk inancında, kültüründe ve mitolojisinde “Cadı” anlamına da gelir. Albız, Alpas ve Moğolca’da Almas. Günümüzde Anadolu’ da “Alkarısı” olarak bilinir. Albastı’ya neden olan kızıl renkli kötü varlıktır.

Çirkin, saçları dağınık, gözleri kanlı, uzun tırnaklı, uzun boylu, çok kuvvetli olarak tanımlanır. Deveyle güreşebilecek kadar uzun olduğu söylenir. Kızıl elbiseler giyer. Kimi anlatılarda bir küpün içine girerek orada yaşar. Bazen de ırmak kenarlarındaki ıssız bölgelerde veya içi boş ağaç kovuklarında yaşadığı söylenir. İri gözlüdür. Çok fazla sayıda ağır, demir takıları vardır. En sevdiği şey atların yelesini örmektir. Rivayete göre yakalamak için elbisesine veya kendisine iri bir iğne saplamak gerekir zira demirden ve demircilerden korkar. Lohusalara musallat olduğu ve çocukları kaçırdığı söylentileri bulunur.

ERLİK

Türk Mitolojisi’nde Şeytan olarak ele alabileceğimiz tanrılardan biri de Erliktir. Erlik sözcüğü bazı araştırmacılara göre kudretli anlamından gelen “erklig” sözcüğünün değişmiş şeklidir. Altaylara göre de “güçlü, kuvvetli” demektir. Mitolojiye göre Erlik, dünyanın yaratılışında Tengri’ye karşı fenalık yapmıştır bunun sonucunda Tengri, Erlik’i ceza olarak yer altı aleminin efendisi yapmıştır.

Erlik, yer altı aleminin en alt katında yeşil demirden bir sarayda, gümüşten bir tahtta oturur. Kendisine az parlayan bir güneş yaratmıştır. Sağlam gövdeli ve atletik yapılı fakat yaşlı bir tanrı olarak betimlenir. Gözler, kaşları, saçları, atı ve sakalı siyah renktedir. Dişleri yaban domuzu dişlerine benzer. Erlik, bilgisiz, yıkıcı, düzen ve barış istemeyen, huzura karşı bir tanrı olarak bilinir.

LILITH

Esasında Lilith efsanesi tek tanrılı dinlerden çok önceye, Mezopatamya uygarlıklarına dayanmaktadır. Mezopotamya mitolojisinde bir çeşit su perisi ya da rüzgar ruhu olarak ifade edilir. Daha sonra ise Yahudilerin, Tevrat’ın önce sözlü sonra yazıya dökülen ikinci bölümü olan “Talmud”’da geçer. Kabala’da da ondan bahsedilir ki aslında dünyanın Lilith ile tanışması da Kabalacı araştırmacılar sayesinde olur. Lilith’in tarihteki rolü, uzunca bir süre, erkekleri baştan çıkaran, kadın ve çocukları hedef alan dişi bir şeytan olarak belirlenmiştir. Lilith çok güzel bir kadındır; uzun kızıl saçları, hatta çoğu metinde “gül rengi saçlı” olarak geçer, mükemmel bir teni ve kusursuz dudakları ile badem gözlü harikulade güzellikte bir kadındır. Bu güzelliği ile erkekleri baştan çıkarır ve tohumlarına sahip olur, çocuklarını doğurur. Bu nedenle tarihteki bir diğer adı da “tohum hırsızı”dır.

Lilith’e atfedilen bir başka şey ise, kadınların kafasına girerek onlara “erkeklerle eşit oldukları”nı hatırlatmasıdır. Hatta ilk günahın sorumlusu da Lilith’dir. Havva’yı kandıran ve yasak meyveyi yemesini söyleyen yılan, Lilith’ten başkası değildir. Aslına bakarsanız Lilith hep vardı ve ondan hep korkuldu. Orta Çağ’da başlayan, sonraları toplumsal bir histeriye dönüşen cadı ve büyücü avında, kızıl saçlı kadınların cadı oldukları gerekçesi ile yakılmaları bir tesadüf değildir. Bu yaklaşımlardan sonra; ondan korkan, tılsımlarla kendilerini koruyan kadınlar, eşit haklar ve özgürlük savaşlarında Lilith’i kendilerine figür olarak seçtiler. Eşitliği anlatan ve kendi yaşamına kendi yön vermeyi seçen Lilith, bu seçimiyle eşitliği savunan bazı fikir akımlarına da ilham kaynağı olmuştur. Semavi dinlerce başta Adem’e eş olarak yaratılmış olup, kendisini erkek ile eşit gördüğü için cezalandırılıp kovularak bir şeytana dönüşmüştür.

Öğretimizde Lilith, Şeytan’ın dişil yanına/yapısına atfedilmiş, onu ifade eden ve anlatan isimlerden birisidir. Lilith; seçkinlerin annesi, evrenin dişi yanı, kaosun annesi gibi kimliklerle tanınır öğretimizde. Şeytan’ın daha şefkatli ve tıpkı bir anne gibi koruyucu yanıyken aynı zamanda evrenin kaotik yanını da taşıyan, çekici bir kadın olarak tasvir edilmektedir. Anlatılara bakıldığında ise Lilith, semavi dinlerin mitolojisine göre, ilk feministtir ve tek suçu kadını erkek ile bir görmektir. Aslında bu anlatı bile semavi dinlerin cinsiyet ayrımını gözler önüne sermektedir fakat konumuz bu değil.

PAN

Pan, Yunan mitolojisinde ormanların, tarlaların, hayvan sürülerinin ve çobanların koruyucu tanrısı olarak geçmektedir. Yunanistan’da 12 Olimposlu’ya hiçbir zaman dahil edilmemiştir. Aynı Hades, Hekate ve Persephone gibi bu tanrı da, varlığının Olympos’da hoş karşılanmayacağını anlamış ve hayatının sonuna dek Arkadya’nın ovalarında yaşamıştır. Pan’ın yarı keçi yarı insan suretinde tasvir edilmesi onu korkutucu bir figür haline getirmiştir. Kırlarda aniden insanların karşısına çıkıp insanları korkuttuğu için “panik” sözcüğüne de ilham kaynağı olmuştur.

Bu şekilde tasvir edilmesine rağmen bunun tam tersi şekilde de kırlarda dolaşıp flüt çalan sevimli bir figür olarak da betimlenmiştir. Pan, Dünya nimetlerine düşkünlüğün, cinselliğin ve hazcılığın da simgesidir.

ENKİ

Arkeologlar tarafından detaylı olarak incelenen ve hakkında birçok belge bulunan Enki’nin sırlarının ne olduğu birçok kişinin merak ettiği bir konudur. Sümer metinlerinde detaylı olarak geçen Enki’den insanlığın yaratıcısı olarak bahsedilmektedir. Günümüzde dinlerde kullanılan birçok ritüelin ve uygulamanın Sümerlerden yani Enki’den geldiği iddia edilmektedir.

Mezopotamya kültüründe en önemli üç tanrıdan bir tanesi olan Enki, bilgeliğin tanrısı olarak görülmektedir. Tasarım, yaratım, sihir, inşaat, sanat gibi alanların tamamı Enki’nin sorumluluğundadır. Dünyanın efendisi olarak yorumlanan Enki’nin Enlil isimli bir üvey kardeşi bulunuyordu ve Anu’nun oğluydu. Bu nedenler onlara Anunnakiler deniyordu. Enki’nin görevi yeni bir insan yaratmak ve onların tanrılara inanmalarını sağlamaktı. İnsan genomları üzerinde oynamalar yapan Enki onları tanrıların ihtiyaçlarını karşılayabilecek biçimde yarattı.

APOLLON

Mitolojide müziğin, sanatların, güneşin, ateşin ve şiirin tanrısı, kehanet yapan, bilici tanrıdır. Aynı zamanda kahinlik yeteneğini diğer insanlara da transfer edebilir. Biseksüel yönüyle ağır basan Apollon’un mitolojideki eşi Kassandra olup Zeus ve Leto’nun oğlu, Artemis’in ikiz kardeşidir. Sarışın ve çok yakışıklıdır. Orijini Yunan olan Apollon, Roma mitolojisine Apollo ismiyle geçmiştir. Mitolojideki en önemli tanrılardan biri olan Apollon, Anadolu kökenlidir. Belli coğrafyalarda zevk, şehvet, cinsellik ve şarabın tanrısı olarak bilinip, bilime önem verdiği de söylenirdi. Bu yüzden Apollon tapınımı hakim olan yerler hem estetik hem bilimsel olarak olabildiğince gelişmeye çalışıp, üstüne üstlük hayatın zevkini ve cinselliklerini özgürce yaşamaktaydı.

HADES

Yunan mitolojisinde ölülere hükmeden yeraltı tanrısıdır. Zeus, yeryüzünün hâkimiyetini kardeşleri arasında paylaşırken Zeus’a gökyüzü, Poseidon’a denizler ve Hades’e yeraltı düşer. O artık ölüler ülkesi tanrısıdır; ancak kötü değildir. Yer altının tüm hazineleri Hades’in olduğu için Romalılar onun adını varlıklı yani Plüton olarak değiştirmiştir.

Eşi, Demeter ve Zeus’un kızı Persephone’dir. Hades ve eşi Persephone amansız, insafsız, yürekleri hiçbir yakarış, hiçbir sunu ya da kurbanla yumuşamayan, korkunç tanrılar olarak bilinir.

Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılmanızı tavsiye ederiz. Sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.

BENZER YAZILAR

ŞEYTAN’A ATFEDİLEN HAYVANLAR – YILAN – DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Teistik Satanizm

ŞEYTAN’A ATFEDİLEN HAYVANLAR – YILAN – DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

May 1, 2026
ŞEYTAN’A ATFEDİLEN HAYVANLAR – YILAN – ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Teistik Satanizm

ŞEYTAN’A ATFEDİLEN HAYVANLAR – YILAN – ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Mar 17, 2026
ŞEYTAN’A ATFEDİLEN HAYVANLAR – YILAN – İKİNCİ BÖLÜM
Teistik Satanizm

ŞEYTAN’A ATFEDİLEN HAYVANLAR – YILAN – İKİNCİ BÖLÜM

Oca 30, 2026

25. Benim dinim akılcılıktır. Sorgulamaktır benim dinim. Felsefedir ve matematiktir. Her uyum, her oran ve orantıdır. Aklın çalışmasıdır benim dinim ve başlıca emrim. Ben mezarların ve türbelerin ve evliyaların ve ölümden sonrasının olmayan cennetlerinin ve cehennemlerinin tanrısı değilim. Ki, olmayı da hiç bir zaman istemedim aslında. Ben aklın ve zevkin ve bilimin ve özgürlüğün ve isyanın tanrısıyım.

- Ayetler Kitabı, VI. Bölüm

SON YAZILAR

  • ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR - YILAN - DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

    ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR - YILAN - DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

    Mayıs 1, 2026
  • ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR - YILAN - ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

    ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR - YILAN - ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

    Mart 17, 2026
  • ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR - YILAN - İKİNCİ BÖLÜM

    ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR - YILAN - İKİNCİ BÖLÜM

    Ocak 30, 2026
  • ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR - YILAN - BİRİNCİ BÖLÜM

    ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR - YILAN - BİRİNCİ BÖLÜM

    Aralık 6, 2025
  • ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR

    ŞEYTAN'A ATFEDİLEN HAYVANLAR

    Ekim 29, 2025

Etiketler

Teistik Satanizm Geçmiş ve zaman Tanrılar Şeytan Konseptler Kötü Tanrı Paganizm Toplumsal Semavi dinler bayramlar Cinsellik Ritüel görevliler Ölüm eleştiri soru-cevap Şeytan'ın isimleri isimler topluluklar

ALTI KATLI KİTAP

  • Ayetler Kitabı
  • Gerçekler Kitabı
  • İsa Kitabı
  • Uyanış
  • Gerçekler Kitabı Yorumu
  • Ayetler Kitabı Açıklaması

İLETİŞİM

  • YENİ YAZILAR YAYINLANDIKÇA HABERDAR OLMAK İÇİN
  • SORULARINIZI SORMAK İÇİN
  • DAHA ÇOK ARAŞTIRMAK İÇİN
Abonelik Formu

Loading

Alt Menü

  • Ana Sayfa
  • ALTI KATLI KİTAP
    • Ayetler Kitabı
    • Gerçekler Kitabı
    • İsa Kitabı
    • Uyanış
    • Gerçekler Kitabı Yorumu
    • Ayetler Kitabı Açıklaması
  • İLETİŞİM
    • SOSYAL MEDYA
    • SORU FORMU
    • ABONELİK FORMU
  • SATANİZM NEDİR?
  • YAZILAR
    • TEİSTİK SATANİZM
    • SEMAVİ DİNLER
    • ŞEYTAN’IN İSİMLERİ
    • SORU-CEVAP
  • KÜTÜPHANE
    • Bilinmeyen Yönleriyle Satanizm
  • BAYRAMLAR
    • İMBOLC
    • OSTARA BAYRAMI – İLK BAHAR EKİNOKSU
    • BELTANE VE WALPURGİS GECESİ
    • MIDSUMMER – LITHA
    • AYETLER KİTABI’NIN ALINDIĞI GÜNLER
    • LUGHNASADH – LAMMAS
    • MABON – SONBAHAR EKİNOKSU
    • SAMHAİN – CADILAR BAYRAMI
    • YULE – NOEL
  • RASTGELE YAZI

İLETİŞİM

  • YENİ YAZILAR YAYINLANDIKÇA HABERDAR OLMAK İÇİN
  • SORULARINIZI SORMAK İÇİN
  • DAHA ÇOK ARAŞTIRMAK İÇİN
© 2026 Teistik Satanizm | Powered by Minimalist Blog WordPress Theme
MENU
  • ANA SAYFA
  • ALTI KATLI KİTAP
    • Ayetler Kitabı
    • Gerçekler Kitabı
    • İsa Kitabı
    • Uyanış
    • Gerçekler Kitabı Yorumu
    • Ayetler Kitabı Açıklaması
  • SATANİZM NEDİR?
  • YAZILAR
    • TEİSTİK SATANİZM
    • SEMAVİ DİNLER
    • ŞEYTAN’IN İSİMLERİ
    • SORU-CEVAP
  • KÜTÜPHANE
    • Bilinmeyen Yönleriyle Satanizm
  • BAYRAMLAR
    • OSTARA BAYRAMI – İLK BAHAR EKİNOKSU
    • MIDSUMMER – LITHA
    • AYETLER KİTABI’NIN ALINDIĞI GÜNLER
    • LUGHNASADH – LAMMAS
    • MABON – SONBAHAR EKİNOKSU
    • SAMHAİN – CADILAR BAYRAMI
  • İLETİŞİM
    • SORU FORMU
    • ABONELİK FORMU
    • SOSYAL MEDYA
  • RASTGELE YAZI