Binyıllar boyunca sayısız kültür tarafından Şeytan’a atfedilmiş farklı isimler olmuştur. Farklı dinler, farklı inanç sistemleri Şeytan’ın farklı bir yönünü görmüş ve ona arkasında başka hikayeler saklayan isimler atfetmiştir. Bu isimlerin bazıları onu aşağılamak amacıyla, bazıları ise onun tanrılığını kabul ederek, onu yüceltmek amacıyla verilmiştir. Şeytan ise bu isimlerin her birini, kötü veya iyi fark etmeksizin kabul etmiştir. Fakat bu isimleri kabul etmesi taşıdıkları anlamların ve bu isimlere bağlı anlatıların gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu yazı serimizde de Şeytan’ın farklı mitolojilerdeki isimlerini, o mitolojilerin kendi anlatılarına göre işleyeceğiz. İnceleyeceğimiz ilk isim İblis. Yine belirtmeliyiz ki, Şeytan kendisine atfedildiği için İblis ismini kabul etse de İslam’ın İblis hakkındaki anlatılarının gerçekliği söz konusu değildir.
ETİMOLOJİ
İblis; Eski Yunanca diábolos (διάβολος) “iftiracı, şeytan” sözcüğünün modifiye edilmesi ile türetilmiş Arapça bir sözcüktür. Diabállō διαβάλλω “iftira etmek, yanıltmak” anlamında bállō, bol- βάλλω, βολ- “atmak” fiilinden dia- önekiyle türetilmiştir.
İBLİS KELİMESİNE BENZER KELİMELER
İtalyanca diabolo, Fransızca diable, İngilizce devil, Almanca Teufel, Eski Türkçede Albız ve Arapçada Ebu Murrah (Acıların Babası) gibi birçok alternatif isim İblis kelimesine benzer anlamlarla kullanılan kelimelerdir.
İBLİS KİMDİR?
Cin ve şeytanların atasının kim olduğu hususunda birkaç farklı görüş bulunmaktadır. Rahman ve Hicr surelerinde geçen “Cân”nın, cinlerin atası olan varlığın ismi olduğu, İblis’in de onun neslinden olduğu söylenmiştir.
Ben o (Adem’den) daha üstünüm. Çünkü (ey Allah’ım), beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattı. (A’raf Suresi, 12; Sad Suresi, 76)
Andolsun ki biz, insan pişmemiş çamurdan, kokuşmuş cıvık balçıktan yarattık. Cânn da (insandan) daha önce semûm(bir tür ateş çeşidi) ateşinden yarattık. (Hicr Suresi, 26-27)
Şeytan asıl itibariyle cinlerdendir, onlar gibi ateşten yaratılmıştır. Allah‘a uzun süre isyan etmeden ibadette bulunduğu için meleklerin seviyesine yükselmiştir.
Hani biz meleklere, “Âdem’e secde edin” demiştik; İblîs’ten başka hepsi secde ettiler. O cinlerdendi, rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onu izleyenleri mi dost ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler adına bu ne kötü bir tercih! (Kehf Suresi, 50)
Kur’an’ın “o cinlerdendi” ifadesini, İblis’in ait olduğu belirli bir melek kabilesine işaret ettiği şeklinde yorumlayan müfessirler arasında, İblis’in meleksi tabiatını onaylayan bir görüş türü açıkça görülmektedir. Cinler ve dolayısıyla İblis için melek statüsünden daha aşağı bir durum söz konusu değildir. Aksine, cinler ve özellikle İblis, önemli kozmik görevlerle emanet edilmiş meleklerdir, Cennet’in koruyucularıdır. Klan adları olan El Cin’in türetilmesinin nedeni Cennet ile olan bu bağdır. Ayrıca İblis’in kendisi gökle yer arasındaki her şeyden sorumlu tutulmuştur. O, dünyanın ve yeryüzünün ve onda bulunan bütün ruhların tek efendisi olarak benzersiz bir varlıktır. Bunun gücü ve heybetinde, onun eşsiz konumu, İblis’in gururu doğar. Ancak iblis’in Allah’ın emrine uymayı reddetmesi, onun melek olmadığının bir delilidir.
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taş olan ateşten koruyun!* Üzerinde son derece güçlü, Allah’ın kendilerine emrine isyan etmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır. (Tahrim Suresi, 6)
PEKİ İBLİS KOVULMADAN ÖNCE KİMDİ?
Şeytan’ın adı her zaman İblis değildi. Günahından önceki uzun zamanlar boyunca ona Azazil, daha az sıklıkla Haris denirdi. Yeryüzünde yaşayan ruhlar arasında Azazil, en çalışkan ve kendini adamış, kavrayış ve öğrenmeyle ünlü bir varlıktı. Bazı Müslüman müfessirler, İblis’in çocukluğunda, melekler ve İblis’in ailesi olan cinler arasında vuku bulan büyük bir savaşı anlatırlar. Savaş sırasında İblis melekler tarafından esir olarak götürülmüş ve onların arasında büyümüştür. Allah onun gerçek doğasını bilmesine rağmen, zaman geçtikçe melek olmayan kökeni unutulmuştur. İblis sadece meleklerle yaşayıp dua etmekle kalmamış, aynı zamanda Cennet’in koruyucusu ve göklerin efendisi olarak önemli melek rolleri üstlenmiştir. Allah, Âdem’in yaratılışının sonunda İblis’in bir cin olduğunu ortaya çıkarmıştır.
İBLİS’İN İSYANI
Müslüman yaratılış anlatısında, yaratılış haftası Pazar günü başlamış ve Cuma günü doruk noktasına ulaşmıştır. Allah’ın eserlerinin en önemlisi olan Âdem, Cuma gününün son saatinde yaratılmış, önceki gün ise gökler, melekler ve Cennet yaratılmıştı. Âdem’in bedeni, İslam dünyasının uç noktalarından (Mısır, Yemen, Hicaz, Doğu ve Batı’nın uzak ülkeleri) ve Kâbe’den toplanan kilden şekillendirilmiştir.
Hani rabbin meleklere demişti ki: “Ben şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan bir insan yaratacağım” demişti. (Hicr Suresi, 28)
Adem’in yaratılışı sonrasında Allah, tüm meleklerin evrende daha önce hiç görülmemiş bu mucizeye hayran kalabilmeleri için, onu Cennet’in kapısına gururla yerleştirir. Böylece melekler onun yanından geçmiş ve ona her baktıklarında korkmuşlardır. Bunların içinde en çok korkan İblis’ti. Bu korkusu sebebiyle de onun etrafında dolaşıp Adem’e vurmaya başlamıştı. Bunun üzerine vücut kırılan toprak çömlekler gibi sesler çıkarmıştı. İblis, “Sen şu veya bu nedenle yaratıldın” dedi. Eliyle vurdu. Boş görünüyordu! İblis, Adem’in ağzından girdi ve arkasından çıktı. Sonra yanında bulunan meleklere, ‘Bu içi boş bir yaratıktır’ dedi. O, ne kuvvetlidir ne de sımsıkı bağlıdır.”
Allah, Adem’e ruhundan üflediği zaman İblis dışında bütün melekler onun önünde eğildiler.
Allah, “Ey İblîs” dedi, “Kendi ellerimle yarattığım şu varlığın önünde secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü taslıyorsun yoksa ululardan mısın?”. İblîs, “Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın” diye cevap verdi. Allah, “O halde çık oradan!” dedi; “Sen artık kovuldun! Kıyamet gününe kadar rahmetimden uzak kalacaksın!” (Sâd Suresi, 75-78)
İBLİS’İN KOVULMASI
Yaşanan olaylar sonrasında Adem’e eş olarak Havva yaratılmış ve ikisi birlikte Cennet’te yaşamlarını sürmeye başlamıştır. Cennetteki yaşamları boyunca Allah ikisine, “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediklerinizden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz.” demiş, sadece bahsi geçen ağaca yaklaşmamaları üzerine yasak koymuştur.
Bunun üzerine İblis, onlardan gizli olan avret yerlerini onlara ifşa etmek için önce tavus kuşuna vesvese vermiş, ardından yılana vesvese verip yılanın ağzında saklanarak muhafızları aşıp cennete girmeyi başarmıştır. İblis, Cennet’te Adem ile Havva’yı bulmuş, onlara ağaç hakkında bilgi vermiştir.
Derken şeytan, kapalı olan avret yerlerini birbirine göstermek için onlara fısıldayıp kafalarını karıştırdı ve “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî yaşayanlardan olursunuz diye yasakladı” dedi. Onlara, “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye de yemin etti. Böylece ikisini de ayartmış oldu. Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara, “Ben size o ağacı yasaklamadım mı ve şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylemedim mi?” diye seslendi. (A’raf Suresi, 20-22)
Adem’i azarlamaya başlayınca ise Adem suçu eşi Havva’nın üzerine atmıştır. Allah yaşananlar karşısında ikisini de cennetten kovup yeryüzüne sürgün etmiştir.
Kovulma anlatısını incelediğimiz yazıyı okumak isterseniz: İblis’in İsyanı ve Yasak Elma Anlatısı
ANLATILANLARIN IŞIĞINDA İBLİS
Göze gözükmeyen, insanın zihninde sürekli vesvese veren, sadece insana özgü olup, sadece insanın varlığına bağlı olarak varlığını sürdüren, insana secde etmeyen, boyun eğmeyen, insanın kontrolüne girmeyen, ateşten yaratılmış olup madde halinde varlığı olmayan bir güçtür. Kibri ve gururu sebebiyle insanoğluna secde etmemiş, ardından hırsı ve fesatlığı sebebiyle insanı yanlışa sürükleyen ve bununla da kalmayıp Allah ile anlaşma yaparak kıyamet gününe kadar insanoğlunu zina, hırsızlık gibi günahlara sürüklemekle de yetinmeyerek hesaplaşma gününde işlettirdiği günahlardan dolayı insanoğlunun cehennemde kızgın alevlerde yanmasına sebebiyet veren bir varlıktır.
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılabilir, sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar dileriz.




